Şanlıurfa'da temizlenmeyen parklar, görmezden gelinen sorumluluklar ve kirleten eller...bu gidişin sonu nereye varacak.

Şanlıurfa’nın merkezindeki parklar, adeta birer “dinlenme alanı” olmaktan çıkmış, çöp depolama alanına dönüşmüş durumda. Merkezdeki birkaç parkta gördüğüm manzara, birkaç dakika değil, saatlerce sürecek düşüncelere yol açtı, yere atılmış plastik şişeler, poşetler, yarım bırakılmış fast food kutuları ve kullanılmış bebek bezleri, inanılır gibi değil.

Parklarımızın hali içler acısı. Ama daha da acı olanı şu: Hiç kimse sorumluluk almak istemiyor gibi.

Parkların temizliği kimin sorumluluğunda?

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi “temizlik bizim görevimiz değil” diyor. Çünkü Şanlıurfa’nın büyükşehir statüsüne geçmesiyle birlikte, Büyükşehir Yasası kapsamında temizlik işleri ilçe belediyelerine devredildi. Yani bugün parkların temizliğinden Haliliye, Karaköprü ve Eyyübiye gibi ilçe belediyeleri sorumlu.

Ancak ne yazık ki vatandaşların büyük bölümü bu ayrımın farkında değil ve doğal olarak tepkisini Büyükşehir Belediyesi’ne yöneltiyor. Oysa resmî olarak sorumluluk ilçe belediyelerinde.

Neden bu kadar kirli?

Parkların neden her geçen gün daha da kirlendiği sorusu hâlâ yanıtsız. İnsanın aklına kötü ihtimaller de gelmiyor değil: Acaba bazı parklar bilerek mi temizlenmiyor? Personel mi yetersiz? Temizlik işleri birim amirleri mi görevini ihmal ediyor? Yoksa, halk nasıl olsa bizden bilmiyor diye temizlik artık önemsenmiyor mu? Yoksa parklarda siyasi hesap mı dönmeye başladı?

Her ne olursa olsun Şanlıurfa da, bu şehirde yaşayan insanlar da bu kirliliği hak etmiyor.

Bu kirliliğin temelinde üç önemli sorun var:

1. Belediyeler arası görev paylaşımı halka açık şekilde aktarılmıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, park temizliği konusunda yetkilerinin olmadığını her defasında ifade ediyor. Ancak büyük bir kitlenin halen Büyükşehir Belediyesini sorumlu tutması bu yöntemin yeterli olmadığını gösteriyor.

2. Parklarda temizlik yapılmadığı gibi, çevreyi kirletenlere yönelik herhangi bir yaptırım da uygulanmıyor.

3. Vatandaş, kendi çöpünü bile toplamaktan aciz hale gelmiş durumda.

Şikâyet etmek kolay ama çözüm üretmek bu şehrin geleceği için şart.

Bilgilendirme kampanyaları başlatılmalı

Parklara “Temiz tutalım” tabelaları koymakla olmuyor. Yerel medya, okullar ve sosyal medya aracılığıyla halkın çevre bilinci artırılmalı. Çocuklardan başlanmalı, çünkü alışkanlık orada şekilleniyor.

Gönüllü temizlik günleri

Mahalle bazlı gönüllü temizlik etkinlikleri düzenlenebilir. Bu hem çocuklara iyi örnek olur hem de belediyeye destek sağlar. Temiz parklar için halkın da elini taşın altına koyması gerekiyor.

Cezai yaptırımlar uygulanmalı

Parkı kirleten kişilere ceza kesilmesi yasalarca mümkün. Uygulama eksik. Denetimler artırılmalı, caydırıcılık oluşturulmalı.

Temiz bir Şanlıurfa için el birliği şart

Bu şehir hepimizin. Parklar, sadece oturup çay içtiğimiz, çocuklarımızın oynadığı alanlar değil; yaşadığımız şehrin aynası. O aynada ne görmek istiyoruz? Çöp mü, temizlik mi?

Belediyeler görevini yapmalı ama biz de yere attığımız çöpü “biri toplar nasılsa” diye düşünmeyi bırakmalıyız.

Temiz bir şehir, ancak kirletmeyerek ve sahip çıkarak mümkün.

Velhasıl kelam; Parklar çöplük değil, gelecek nesillere bırakılacak miraslardır. Siyasete alet edilecek alanlar hiç değildir.