Şanlıurfa siyaseti, geçmişin gölgesiyle bugünün adaleti arasında bir yol ayrımında; aşiretlerin devri kapanmaya doğru giderken şimdi soru şu: Şanlıurfa’da adalet mi kazanacak, aidiyet mi?
Urfa’da aşiretlerin gölgesinde siyaset
Cumhuriyetin ilk yıllarından 2000’li yıllara kadar Şanlıurfa siyaseti, güçlü aşiret yapıları ve yerel güç odaklarının yön verdiği bir zemin üzerinde şekillendi. 1950 seçimlerinde Şeyhanlı, Bucak, Öncel gibi aşiretlerin siyasi temsilciler aracılığıyla TBMM’ye taşındığı bu yapı, uzun yıllar boyunca seçim sonuçlarını büyük oranda belirledi. Peki, 2025 Türkiye’sinde bu etki hala sürüyor mu?
Aşiretler sandıkta belirleyici güçtü
1950 yılında yapılan genel seçimlerde, Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki kıyasıya yarışta Şanlıurfa’dan seçilen vekillerin neredeyse tamamı bir aşiretle bağlantılıydı. Bu durum sadece bir siyasi tercihi değil, aynı zamanda sosyo-kültürel bir bağlılığı da temsil ediyordu. Şeyhanlı, Bucak, İzol, Cevheri gibi ailelerin etkisiyle şekillenen yerel siyaset, seçmeni doğrudan yönlendirme kapasitesine sahipti.
Bugün aşiret bağları zayıfladı ama hala etkili
2023 ve 2024 seçimlerinde görüldü ki, Şanlıurfa’da artık sadece bir aşirete mensup olmak, siyasi başarı için yeterli değil. Genç seçmen profili, sosyal medya etkisi, kentleşme ve göç gibi faktörler, siyasal aidiyetleri farklılaştırdı. Ancak yine de bazı bölgelerde ve kırsal alanlarda aşiretlerin mobilize edici gücü tamamen ortadan kalkmış değil.
Özellikle seçim kampanyalarında hala aşiretlerin desteği aranıyor. Bazı milletvekili adayları, güçlü aşiret desteği ile sahaya çıkarken; parti teşkilatları da liste oluştururken bu dengeyi gözetiyor.
Siyaset dönüşüyor artık aşiret yerine yerel ağlar geliyor
Şanlıurfa’da klasik aşiret yapılarının yerini artık daha esnek ve çıkar temelli yerel ağlar alıyor. Bir dönem tek bir aşiretin içinden birkaç milletvekili çıkabilirken, günümüzde partiler, farklı topluluklara hitap edebilecek daha kapsayıcı aday profillerini tercih ediyor. Bazı güçlü aileler ise artık siyasette doğrudan değil, dolaylı olarak iş dünyası, STK’lar ve medya üzerinden etki kuruyor.
Gençler ve kentleşme, güç haritasını değiştiriyor
Şanlıurfa’da genç nüfus oranı %60’a yaklaşıyor. Bu gençler, büyük oranda sosyal medyadan beslenen, kimlik ve aidiyetlerini aileden ziyade bireysel deneyimleriyle kuran yeni bir siyasi kitleyi oluşturuyor. Bu da geleneksel aşiret siyasetinin eskisi kadar güçlü olmasını engelliyor.
Güç odağı hala var, ama eskisi gibi değil
Şanlıurfa’da aşiretler ve yerel güçlü aileler, siyasetteki varlıklarını kaybediyor. Ancak bu güç, artık tek belirleyici değil. Şanlıurfa’nın siyasal dengesi, bugün çok daha karmaşık, yerel güç odakları, siyasi partiler, dini cemaatler, gençlik hareketleri ve medya etkisi, bu denklemde birlikte var oluyor.
Görünen o ki Şanlıurfa siyaseti, geçmişin gölgeleriyle bugünün gerçeklikleri arasında yeni bir denge kurma çabasında.
Ve son olarak şunu ifade edeyim ki bugün Şanlıurfa’nın ihtiyacı olan şey, aidiyetin değil, adaletin belirleyici olduğu bir siyaset anlayışıdır. Güç odaklarının gölgesinden sıyrılmış, ortak akla dayalı, gençlerin ve kadınların daha fazla söz sahibi olduğu bir siyaset; kente de ülkeye de kazandıracaktır. Çünkü Şanlıurfa, potansiyelini ancak birlikte hareket ettiğinde gerçeğe dönüştürebilir.
Velhasıl kelam; Aşiretlerin gölgesinde şekillenen Şanlıurfa siyaseti, değişimin eşiğine geldi. Aidiyetten ziyade adaletin ayak sesleri duyuluyor. Şanlıurfa ya güç odaklarının gölgesinde kalacak ya da siyasette adaletin hâkim olduğu bir dönemi başlatacak. Elbette, bu düzenin sürmesini isteyenler olacak ama halk bu kez değişimi başarmak zorunda ve karar iki tercih arasında olacak.