Gündem

Babacan’dan Erdoğan'a: "86 milyonluk ülke böyle mi yönetilir?"

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, TBMM’deki oylama tartışması ve ekonomik krizi hedef alarak iktidara sert sözlerle yüklendi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grubu’nun TBMM’deki toplantısında yaptığı konuşmada hem ekonomik tabloyu hem de TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan oylama tartışmalarını gündemine aldı. Babacan, Türkiye’nin yeniden yoksulluğun ve yolsuzluğun konuşulduğu bir ülke haline geldiğini belirterek, iktidarı sert sözlerle eleştirdi.

TBMM’de bazı milletvekillerinin salonda bulunmamasına rağmen adlarına oy kullanıldığı yönündeki tartışmalara değinen Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek şunları söyledi:

"Ey Erdoğan. Meclis'i ne hale getirdiniz yahu. 86 milyonluk ülke böyle mi yönetilir Allah aşkına. Yüce Meclis'in çatısı altında böyle bir sahteciliğe nasıl izin verirsiniz? Bu olanları nasıl izah edeceksiniz? Hangi gerekçeyle normalleştireceksiniz?"

Babacan, yaşananların millet iradesine saygısızlık olduğunu savunarak şöyle devam etti:

"Bir tarafta, bu aziz milletten alınan vekaletle kullanılan yasama yetkisi, diğer tarafta, boş koltuklar adına oy kullandıran bir yönetim kafası. Hey yavrum hey. Nerede vekilleriniz? Bu, açık bir ciddiyet krizidir. Bu, millete karşı sorumluluk duygusunun sıfırlanmasıdır. Ve en önemlisi, millet iradesine karşı bir saygısızlıktır."

"Karar var, sorumluluk yok"

Meclis’in göstermelik bir yapı olmadığını vurgulayan Babacan, “Çünkü Meclis, sorumluluk taşınan bir yerdir. Ama bugün görüyoruz ki karar var, sorumluluk yok. Pusula var, vekil yok. İmza var, temsil yok” dedi.

İktidara seslenen Babacan, “Bu ülke bu lakaytlığı, bu sorumsuzluğu, bu kurumsal çürümüşlüğü hak etmiyor. İktidara sesleniyorum; kendinize gelin. Meclis, göstermelik bir yapı değildir. Millet iradesinin tecelli ettiği en yüksek mercidir. Ve o irade, salonda 3 kişiyle temsil edilemez” ifadelerini kullandı.

"Kredi kartı artık geçim aracı haline geldi"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Babacan, vatandaşların her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi.

“Pazarda fileyi yarısına kadar doldurup evine mahcup dönen emeklileri görüyoruz. Çocuğunun istediği kıyafeti, ayakkabıyı alamadığı için geceleri uyuyamayan babaları görüyoruz. Market raflarındaki fiyat etiketine bakarak sessizce uzaklaşan anneleri görüyoruz” diyen Babacan, ekonomik krizin toplumun her kesimini etkilediğini belirtti.

Vatandaşların kredi kartlarına yüklenmek zorunda kaldığını ifade eden Babacan, “Kredi kartı artık bir ödeme aracı olmaktan çıktı, geçim aracı haline geldi. Her ay vatandaşlarımızın kredi borcu artıyor” dedi.

"1 Temmuz’u es geçmek kul hakkına girmektir"

Asgari ücrete ara zam yapılması çağrısını yineleyen Babacan, iktidarın bu konuyu gündemden düşürmeye çalıştığını savundu.

Babacan, “İlk beş ayda yüzde 16 enflasyon varken, ilk altı ayın enflasyonu yüzde 20’ye yaklaşacakken, 1 Temmuz’u es geçmek halk gaspıdır, kul hakkına girmektir” ifadelerini kullandı.

"Bu ülke gerçek bir alternatifi hak ediyor"

Siyasette yeni bir alternatife ihtiyaç olduğunu savunan Babacan, hem iktidarı hem de muhalefet içindeki koltuk tartışmalarını eleştirdi.

“Bu ülke, birbirini yiyen bir siyasetten bıktı. Bu ülke artık gerçekten yeni bir alternatif istiyor” diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ülkeyi bu iktidardan kurtaracağız. Bu ülkeyi kendi koltuk kavgalarını, milletin ekmek kavgasından üstün tutanlara da bırakmayacağız. Bu ülke gerçek bir alternatifi hak ediyor. O alternatif de biziz.”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin yeniden huzur ve refahla buluşacağını savunan Babacan, “Az kaldı. Sabırla, kararlılıkla, umutla yürümeye devam ediyoruz. Bu yol milletin yolu. Milletin yolundan geri dönmeyeceğiz. İnşallah bu ülke yeniden nefes alacak” dedi.