DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada ekonomik krizden bölgesel gelişmelere, NATO Zirvesi öncesi gözaltılardan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
NATO Zirvesi öncesinde Ankara merkezli gerçekleştirilen gözaltılara tepki gösteren Hatimoğulları, yüzlerce kişinin gözaltına alınmasının demokratik hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu söyledi. NATO karşıtı eylemlerin savaş ve sömürü politikalarına itiraz anlamına geldiğini belirten Hatimoğulları, "Halkların barış talebi kapılar kırılarak bastırılamaz. Demokratik haklara yönelik bu baskıları asla kabul etmiyoruz" dedi.
Valiliğin aldığı kararlarla yurttaşların demokratik haklarının engellendiğini savunan Hatimoğulları, söz konusu kararların iptali için dava açtıklarını açıkladı.
Kobani Davası ve siyasi tutuklular
Geçtiğimiz günlerde Sincan Cezaevi'nde Kobani Davası kapsamında tutuklu bulunan siyasetçileri ziyaret ettiğini belirten Hatimoğulları, davayı "Kobani Kumpas Davası" olarak nitelendirdi.
Ayşe Gökkan'a verilen 19 yıl 6 aylık hapis cezasını eleştiren Hatimoğulları, "Bizler barışı ve demokratikleşmeyi konuşurken Ayşe Gökkan'ın 19 buçuk yıl hapis cezası alması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
""Mutlaka bunu yeniden yeniden hatırlamamız gerektiğini bu ziyaretimizde bir kez daha gördük. Ben buradan bir kez daha bunu hatırlatmak istiyorum: Orada bulunan bütün arkadaşlarımız, mevcut olan iktidarın bu uygulamalarını asla kabul etmiyor. Buna karşı direnmeye de devam edecek. Ayşe Gökkan’a cuma günü 19 buçuk yıl ceza verildi. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bizler barışı konuşurken bizler Türkiye'nin demokratikleşme aksının içine girmesini konuşur, değerlendirir, bunun görüşme ve müzakerelerini yapar ve bunun mücadelesini yürütürken, Ayşe Gökkan'ın 19 buçuk yıl hapis cezası alması kabul edilemez. Halihazırda çok önemli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları var. Kobanî Kumpas davası ile ilgili hem sevgili Selahattin Demirtaş için, hem başka arkadaşlarımız için. Buradan bir kez daha şunu ifade ediyoruz; AİHM kararları acilen uygulanmalıdır. Sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven şahsında hapishanede bulunan bütün siyasi tutsaklara buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz."
AİHM kararlarının uygulanması çağrısı yapan Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven başta olmak üzere tüm siyasi tutuklulara selam gönderdi.
LGBTİ+ yasakları ve gazetecilere yönelik uygulamalar
Onur Haftası etkinliklerine yönelik erişim engellerini de eleştiren Hatimoğulları, "Yasaklarla, baskılarla, sansürle ne LGBTİ+'lar yok olur ne kadınlar yok olur. Mücadele daha da büyüyor" dedi.
"Geçtiğimiz günlerde LGBTİ+’ların hakları konusunda paylaşım yapan, Onur Haftası etkinliklerini duyuran sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şu bilinmeli ki; yasaklarla, baskılarla, sansürle ne LGBTİ+’lar yok olur, ne kadınlar yok olur yeryüzünde. Mücadele daha da büyüyor. İçinde bulunduğumuz Onur Haftası'nda polis şiddeti o kadar korkunç manzaraların çıkmasına sebep oldu ki. Baskıya, sansüre ve nefrete karşı bizler dayanışmayı büyüteceğiz. Düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasiyi yok sayanlara karşı bizler bütün bu değerleri sonuna kadar savunacağız ve mağdur olan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz."
Meclis'te görev yapan kadın gazetecilere yönelik uygulamalara da değinen Hatimoğulları, bazı gazetecilerin çıplak aramaya varan uygulamalarla karşı karşıya kaldığını belirterek Meclis Başkanlığı'nı inceleme başlatmaya çağırdı.
"Orta Doğu'da silahlar susmalı"
Küresel savaşların ve bölgesel gerilimlerin giderek arttığını söyleyen Hatimoğulları, G7 Zirvesi sonrası yaşanan gelişmelere dikkat çekti.
İran ile ABD arasında yürütülen görüşmeleri olumlu bulduklarını ifade eden Hatimoğulları, "Diyaloğun savaşa tercih edildiği her adım çok kıymetlidir. Silahların sustuğu her an insanlığın kazancıdır" dedi.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sona ermesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Filistin meselesinin de görünmez kılınmaya çalışıldığını savundu.
"Orta Doğu'da silahlar susmalı ve barış konuşmalı" diyen Hatimoğulları, bölge halklarının savaşlardan yorulduğunu belirtti.
İran'a çağrı
İran yönetimine de seslenen Hatimoğulları, Kürtler, Azeriler, Farslar ve Beluçlar için eşit yurttaşlık hakkının sağlanması gerektiğini söyledi.
Kadın hakları ve idam cezalarına ilişkin eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, "Çözüm savaşta değil, barıştadır. İran'ın ortak geleceğinin yolu toplumsal barıştan ve demokratikleşmeden geçer" ifadelerini kullandı.
"Mutfaktaki yangın büyüyor"
Konuşmasının önemli bölümünü ekonomik krize ayıran Hatimoğulları, Türkiye'nin tarihinin en kırılgan ekonomik dönemlerinden birini yaşadığını savundu.
"Emekliler geçinemiyor, gençler işsiz, mutfaktaki yangın büyüyor" diyen Hatimoğulları, işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığının milyonlarca yurttaşı etkilediğini söyledi.
Yaklaşık 6,5 milyon gencin ne eğitimde ne de istihdamda olduğunu belirten Hatimoğulları, "Türkiye genç bir kuşağın yitirilişini izliyor" dedi.
Özel okul öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin taleplerine de destek veren Hatimoğulları, taban maaş ve güvenceli çalışma çağrısında bulundu.
"Asgari ücret ve emekli maaşı 60 bin TL olmalı"
DEM Parti'nin ekonomik yaklaşımını anlatan Hatimoğulları, kamusal hizmetlerin ücretsiz ve erişilebilir olması gerektiğini söyledi.
Ücretsiz ulaşım, öğrencilere ücretsiz yemek ve kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını isteyen Hatimoğulları, kaynak yetersizliği iddialarını reddetti.
"Temel yurttaşlık geliri acilen hayata geçirilmelidir" diyen Hatimoğulları, temmuz ayında asgari ücret ve emekli maaşlarına zam yapılması gerektiğini belirterek, "Emekli maaşı ve asgari ücret 60 bin TL'ye yükseltilmeli" çağrısında bulundu.
"PKK silahları bıraktı, siyaset yapmak istiyor"
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hatimoğulları, Türkiye'nin bölgesel savaşların ortasında bulunduğunu ancak çözümün toplumsal barış, ekonomik adalet ve demokratikleşmeden geçtiğini söyledi.
Kürt toplumunun farklı kesimleriyle yaptıkları görüşmelerde dile getirilen talepleri aktaran Hatimoğulları, "Bir yurttaşımız, 'PKK silahları bıraktı, ülkeye dönüp siyaset yapmak istiyor ama iktidar belirsizliklerle vakit geçiriyor' dedi" ifadelerini kullandı.
Barış sürecinin sözlü açıklamalarla yürütülemeyeceğini belirten Hatimoğulları, "Çerçeve yasa gecikmeden Meclis gündemine gelmelidir. Bu süreç Temmuz ayını geçmemeli, Meclis kapanmadan gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır" dedi.
Barışın zemininin hukuk olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, "Türkiye'nin ihtiyacı geçmişin korkularını yönetmek değil, ortak bir geleceği kurmaktır. Barışın toplumsallaşması örgütlenme ve ortak mücadeleyle mümkündür" diye konuştu.





