Afrika ve Suriye kaynaklı çöl tozu taşınımı, Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye’nin güney illerinde etkisini sürdürüyor. Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Gaziantep’te yoğun hissedilen toz, hem doğa hem de insan sağlığı açısından farklı etkiler yaratıyor.
Doğal gübre etkisi
Uzmanlara göre, Sahra Çölü başta olmak üzere kurak bölgelerden taşınan tozlar demir, fosfor ve potasyum gibi mineraller içeriyor. Yağışla birlikte toprağa karışan bu mineraller, tarım arazilerinde verimliliği artırabiliyor.
Ekosisteme katkı sağlıyor
Çöl tozları deniz yüzeyine ulaştığında planktonlar için besin kaynağı oluşturuyor. Bu durum deniz ekosistemini desteklerken, balık popülasyonları üzerinde de dolaylı etki yaratıyor.
Ayrıca toz parçacıkları güneş ışığını yansıtıp dağıtarak bölgesel sıcaklıkları etkileyebiliyor ve bulut oluşumunu tetikleyebiliyor.
Tarım alanlarında kısa vadeli etki
Bölgede yoğunlaşan toz taşınımı, bitki yüzeylerini kaplayarak fotosentezi geçici olarak olumsuz etkileyebiliyor. Görüş mesafesinin düşmesi de günlük yaşamı zorlaştırıyor.
Sağlık açısından risk oluşturuyor
Uzmanlar, çöl tozunun özellikle astım ve KOAH hastaları, yaşlılar ve çocuklar için risk taşıdığını belirtiyor. Tozların bakteri, mantar sporları ve çeşitli kirleticiler taşıyabileceği ifade ediliyor.
Mevsimsel bir doğa olayı
Çöl tozu taşınımının özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sık görüldüğü, lodos gibi rüzgarlarla Akdeniz üzerinden Türkiye’ye ulaşıyor.
Uzmanlar, çöl tozunun doğanın bir parçası olduğunu ancak etkilerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.