Gündem

Üzüm Kaynadı, Geleneksel Tatlar Geri Döndü

Üzüm kaynatma geleneği bölge halkını bir araya getirdi. Yüzyıllık tarifler yeniden canlandı.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, üzüm hasadının ardından geleneksel yöntemlerle yapılan şire ve kerge kültürünü yaşatmak amacıyla bu yıl 6’ncısı düzenlenen şenlik, renkli görüntülere sahne oldu.

Sonbahar mevsiminde heyecanla beklenen şire ve kerge geleneği, Siverek’in köklü kültürel miraslarından biri olarak yaşatılmaya devam ediyor. Geçmişte binlerce dönüm arazide yetiştirilen şirelik üzümler, şehirleşme ve imar faaliyetleri nedeniyle azalmış olsa da, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar bu geleneği sürdürmek için çaba gösteriyor.

Siverek Bilim, Kültür ve Sanat Derneği öncülüğünde, tarihi Şire Pazarı’nda düzenlenen 6. Geleneksel Şire-Kerge Şenliği’nde, Siverek’e özgü üzümler toplanarak geleneksel yöntemlerle işlenip şire haline getirildi. Büyük kazanlarda saatlerce kaynatılan üzüm bulamacı (kerge), hem bastık hem de cevizli sucuk yapımında kullanıldı. Hazırlanan ürünler, etkinlik alanında vatandaşlara ikram edildi.

“Kaybolmaya Yüz Tutmuş Geleneğimizi Yaşatıyoruz”

Şenlikte konuşan Dernek Başkanı Halil Yoğunlu, kültürel değerlerin korunmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“İstanbul Siverek Kültür, Bilim ve Sanat Derneği olarak hemşehrilerimizle birlikte Şire Pazarı’nda kerge şenliğimizi düzenledik. Kaybolmaya yüz tutmuş bu geleneğimizi canlandırdık. Bu yıl altıncısını gerçekleştirdik, inşallah bundan sonra da devamını getireceğiz. Seneye aynı tarihlerde yeniden yapmayı planlıyoruz. Emeği geçen ve katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün çok güzel bir duygu yaşadık.”

Şire Pazarı esnaflarından Mahmut Bakır ise, geleneksel bağcılığın sürdürülebilirliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Biz bugün Siverek Bilim, Kültür ve Sanat Derneği olarak kaybolmaya yüz tutmuş kerge ve şire geleneğimizi yaşatmaya çalıştık. Siverek’e has üzümümüzden bastık ve şire çıkardık, ardından kaynatarak bulamaç haline getirdik. Katılan herkes afiyetle tattı. Bağlarımız yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu nedenle geleneğimizi sürdürmeye kararlıyız. Siverek üzümümüz yaşasın istiyoruz.”