Sinema dünyasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 77 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından İstanbul'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilen veda töreni, sanat ve siyaset dünyasını bir araya getirirken, binlerce seveni de usta oyuncuya son görevini yerine getirmek için salonda buluştu.
Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören İnanır, zatürre tedavisi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. İnanır'ın naaşı, saat 13.00'te başlayan tören öncesinde omuzlarda sahneye taşındı.
Sanat ve siyaset dünyası aynı çatı altında buluştu
Törene Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven'in yanı sıra İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Pervin Buldan, Canan Kaftancıoğlu, Ertuğrul Günay ve çok sayıda siyasetçi katıldı.
Sanat dünyasından ise Menderes Samancılar, Perihan Savaş, Halil Ergün, Nuri Alço, Nur Sürer, Meltem Cumbul, Kerem Alışık, Mazlum Çimen, Burak Deniz ve çok sayıda oyuncu ile yönetmen törende hazır bulundu.
Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere siyasi partiler, belediyeler ve kültür-sanat kurumları da törene çelenk gönderdi.
Salonda duygusal anlar yaşandı
Programın sunuculuğunu Volkan Severcan üstlenirken, yönetmen Hüseyin Karabey'in hazırladığı belgesel gösterildi. Belgeselde Kadir İnanır'ın, "Anılarım bir film gibi gözümün önünden geçiyor" sözlerinin yer aldığı görüntüler salondaki birçok kişiyi gözyaşlarına boğdu.
Gösterim sırasında Kenan Evren'in yer aldığı görüntülerin ekrana gelmesi üzerine salonda kısa süreli gerginlik yaşandı. Bazı katılımcıların tepkisinin ardından program kaldığı yerden devam etti.
Jülide Kural: "Aslında o halktır, Anadolu'dur"
Törene damga vuran konuşmayı Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural yaptı.
Kural, konuşmasında şunları söyledi:
"Aslına bakarsanız şu andaki duygu sadece sessizce durmak. Kadir'in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki, kalbimin buna dayanabileceğini zannetmiyorum. Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında taşan o öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını. O yoksulluk, adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını bazen de kalbinin kırılganlığında gözyaşlarının nasıl da o güzelim gözlerinin dostu olduğunu kısacası onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz."
Birlikte geçen yılları anlatan Kural, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz, Kadir İnanır bir bakışı ile o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Herkesin abisidir, dayısıdır, babasıdır, oğludur ve aslında o halktır, Anadolu'dur. Bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkes'tir, Boşnak'tır, Kürt'tür, Arap'tır. Bu dünyadayken ve ayrılırken memleketine en büyük vasiyeti o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız der. Dünyanın en güzel gülümsemesidir. Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim."
"Kocaman bir incir ağacı gibiydi"
Yaklaşık yarım asırlık dostu Menderes Samancılar ise gözyaşları içinde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Hayatın en zor anlarından birini yaşıyoruz. Buradan birçok arkadaşımızı yolcu ettik ama bir gün buradan Kadir dayımızı yolcu edeceğimizi hiç düşünemedik. Sarılırdık dostça; kocaman bir incir ağacı gibiydi benim için, bal gibi incirler veren. Barış, dostluk, sevgi dolu bir yürek, asla unutmayacağız."
"Kalan ömrümü büyük barışa hazırlayacağım"
Kerim Yıldız da Kadir İnanır'ın yaşamı boyunca barıştan yana tavır aldığını belirterek şu sözlerini aktardı:
"Hayatı boyunca doğru bildiğinden vazgeçmedi. Özellikle Kürt meselesinin çözülmesindeki samimiyet arayışlarında kişisel hesap gözetmeden yer aldı. Bana, 'Kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum, kalan ömrümü insanlık için büyük barışa hazırlayacağım' demişti."
"Kadirizm popülist değil, bir yaşam felsefesiydi"
Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da İnanır'ın yalnızca sanatçı kimliğiyle değil, yaşam biçimiyle de örnek olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Ben bunlara tanıklık edince 'Kadirizm' denilen şeyin popülist bir kavram değil, gerçekten bir yaşam felsefesi olduğunu hissetmiştim."
"Ülkenin dayısıydı"
Yeğeni Soner Arıca ise gazetecilere yaptığı açıklamada büyük üzüntü yaşadığını belirterek, "Sadece benim dayım değil, ülkenin dayısıydı, abisiydi." ifadelerini kullandı.
Levent İnanır da dayısının yıllar önce söylediği bir sözü hatırlatarak, "Ben bir gün ölürsem Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak" dediğini aktardı.
"Hayatın boyunca bu topluma adaleti, adamlığı, insanlığı gösterdin"
Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi saatler öncesinden doldu. Şehir dışından gelen vatandaşlar, "Sen ölmedin" ve "Hayatın boyunca bu topluma adaleti, adamlığı, insanlığı gösterdin" sözleriyle usta oyuncuya veda etti.
Son yolculuğuna uğurlandı
Harbiye'deki törenin ardından Kadir İnanır için Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı.
Usta sanatçı, sevenlerinin omuzlarında Ulus Mezarlığı'nda toprağa verilirken, ailesi taziyeleri Akatlar Kültür Merkezi'nde kabul etti.
Türk sinemasında canlandırdığı unutulmaz karakterler, halktan yana duruşu ve yarım asrı aşan sanat yaşamıyla hafızalara kazınan Kadir İnanır, geride yalnızca filmlerini değil, milyonlarca insanın belleğinde silinmeyecek bir iz bırakarak uğurlandı.





