Türkiye’nin barınma alanında Avrupa ortalamasının belirgin biçimde üzerinde sorunlar yaşadığını ortaya koydu. Aşırı kalabalık konutlar, ısınma güçlüğü ve konut masraflarının hane bütçesine yükü gibi temel göstergelerde Türkiye, Avrupa’nın en riskli ülkeleri arasında yer aldı.
Türkiye’de nüfusun yüzde 38,2’si aşırı kalabalık konutlarda yaşıyor. Bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 16,9’un iki katından fazla. Türkiye, bu göstergede Romanya (yüzde 40,7) ve Letonya (yüzde 39,3) ile birlikte Avrupa’da en yüksek oranların görüldüğü ülkeler arasında bulunuyor. Eurostat, aşırı kalabalık konutların özellikle düşük gelirli ve çocuklu hanelerde yoğunlaştığına dikkat çekiyor.
Isınma sorunu azalsa da Avrupa ortalamasının üzerinde
Eurostat’ın “evini yeterince ısıtamayan nüfus” göstergesine göre Türkiye’de bu oran 2023’te yüzde 19,5 iken, 2024’te yüzde 15,1’e geriledi. Buna karşın Türkiye, hâlâ Avrupa’da bu sorunun en yaygın görüldüğü ilk beş ülke arasında yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 9,2 seviyesinde bulunuyor.
Eurostat verileri, Türkiye’de ısınma sorununun görece azaldığını ancak barınma kalitesinin genel düzeyi açısından riskin sürdüğünü gösteriyor.
Konut masrafları hane bütçesini zorluyor
Eurostat’ın “housing cost overburden” (konut masrafı yükü ) göstergesine göre; Türkiye’de hanelerin yüzde 14,8’i, gelirinin en az yüzde 40’ını kira, faturalar ve diğer konut giderlerine ayırmak zorunda kalıyor. Bu oranla Türkiye, Yunanistan, Norveç ve İsviçre’nin ardından Avrupa’da dördüncü sırada yer alıyor. AB ortalaması ise yüzde 8,2 düzeyinde.
Üç göstergede de AB ortalamasının üzerinde
Veriler; Türkiye’nin barınma alanında Avrupa ortalamasından belirgin biçimde ayrıştığını gösteriyor:
Aşırı kalabalık konut oranı: yüzde 38,2 - AB: yüzde 16,9
Evini ısıtamayan nüfus: yüzde 15,1 - AB: yüzde 9,2
Konut masrafı yükü: yüzde 14,8 - AB: yüzde 8,2
Eurostat, barınma sorunlarının yalnızca kira artışlarıyla sınırlı olmadığını; yaşam alanı kalitesi, enerjiye erişim ve gelir dağılımı eşitsizliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.