Türkiye’de medya sektörü son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Ulusal ve yerel basın kuruluşları, televizyon kanalları, gazeteler, haber siteleri ve radyolar finansal sıkıntılar nedeniyle ayakta kalmakta zorlanıyor.
Sektör temsilcilerine göre, en büyük sorunlardan biri reklam gelirlerinin adil dağılmaması. Yapılan araştırmalar, Türkiye’deki toplam reklam harcamalarının yaklaşık yüzde 75’inin yabancı sosyal medya platformlarına (Google, Meta, TikTok, X gibi) yöneldiğini gösteriyor. Geriye kalan yüzde 25’lik pay ise ülkedeki tüm medya kuruluşları arasında paylaşılıyor.
Bu durum, özellikle bağımsız ve yerel medya için ciddi bir gelir kaybına neden oluyor. Ana akım medya kuruluşlarının bile zarar etmeye başladığı, birçok basın organının küçülmeye ya da kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, haber ve iletişim akışının giderek sosyal medya platformlarına bağımlı hale gelmesinin, hem manipülasyon riskini artırdığını hem de bilgi güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu vurguluyor. Ayrıca bu ortamın, denetimsiz finansal hareketlere ve kara para aklama girişimlerine de zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.
Medya çalışanları da sektördeki daralma nedeniyle iş bulmakta zorlanıyor. Gazetecilerin giderek sosyal medya platformlarına yönelmesi, mesleğin bağımsızlığı açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, Türkiye’de medyanın finansal ve editöryal bağımsızlığını korumak için acil yapısal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bu sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal egemenlik meselesi olduğuna dikkat çekiliyor.





