Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti), Ankara’ya "Ekmek ve barış için bütçe" adıyla gerçekleştirdiği yürüyüşte konuşan Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yürüyüşlerini Ankara’da sonlandıracaklarını belirterek, herkesin talebini Meclis’e götüreceklerini kaydetti.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ

Genel kurulda bütçe görüşmeleri sürerken, aslında gerçekten bütçe taleplerinin gençlerden, kadınların, yoksullardan, emekçilerden yana olan esas talepleri ileteceğiz. Ekmek ve barış için bütçe istiyoruz. DEM Parti olarak gerek alanlarda, meydanlarda gerekse parlamentoda yürüyen bütçe görüşmelerinde bu şiarla hareket ettik. Bütçenin bu şekilde planlanması için 40 yakın gündür devam eden görüşmelerde, taleplerimizi tek tek ilettik. Verdiğimiz soru önergeleri AKP-MHP oylarıyla reddedildi. Muhalefet bir harf bile değiştiremedi, buna izin verilmedi. Kendilerine emekçinin hakkını savunduğunu iddia eden iktidar, sermaye gruplarına, yandaş şirketlere ve en önemlisi barışı konuştuğumuz bu günlerde yine silaha, özel harp politikalarına ayırma planlaması içinde olduklarını gördük.

"HERKES BORÇLA YAŞIYOR"

Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik kriz, eşi benzerine az rastlanan bir kriz. Enflasyon, hayat pahalılığı almış başını gitmiş. İnsanlar ev kiralığını ödemiyor. Emeklikler evine et bile götüremiyor. Kamu emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Eskiden çocuklarımız kamuda çalıştığında, memur olduğunda sevinirdik, hayatı kurtuldu derdik. Ama artık hayatları kurtulmuş değil. Memurlar, emekçiler evlerini geçindiremiyor. Herkes borçla yaşıyor. Borcu borçla ödüyor yurttaşlarımız. Sadece Batman’da 26 bin icra dosyası var. Ankara’da bakanlıkta asgari ücreti belirlemek üzere komisyon toplanmış. Emekçiler yok o masada. Kim belirliyor asgari ücreti? Patron ve iktidar belirliyor. 26 bin asgari ücret olur mu? Açlık sınırı 36 bin, yoksulluk sınırı 90 bini geçmiş durumda. Yemek zorunda olduğumuz, tüketmek zorunda olduğumuz gıdaların alım gücüne göre belirlenmiyor. Patron ve iktidar kafasına göre işçi ve emekçinin asla çıkarına olmayan bir şekilde belirliyor asgari ücreti.

Asgari ücretin en az 46 bin TL olması gerektiğini kaydeden Tülay Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:

Enflasyona göre bu ücretin güncellenmesini istiyoruz. Şu an Türkiye’den artık sermaye dahi kaçmaya başlamıştır. Sermaye dahi bu kadar anti-demokratik şekilde yürütülen bir ülkede yatırım yapmak istemiyor. Ve girdi fiyatları yani ham maddenin pahalılığından dolayı başka ülkelere kaçıyorlar. Tekstil Batman’da 50 bine yakın emekçinin yaşadığı sektörken, şimdi 20 bine inmiş durumda tekstil işçisi sayısı. Bu Batmanlının daha çok işsiz kalması demektir, esnafın geçinememesi demektir... Burada bu bölgesel eşitsizliği Kürt halkına reva gören iktidar ve yönetim anlayışını asla kabul etmiyoruz. İşçiler, emekçiler Batman halkı yalnız değildir.

Tülay Hatimoğulları devamında şunları söyledi:

Bize göre bütçe demek sadece para, rakam demek değildir. Bütçe demek bir ülkenin demokratik şekilde yönetilmesi demektir. Kadınların şiddet görmediği, eşit ücret alabilmesi demektir. Kürt halkının kendi anadiliyle eğitim görebilmesi, kendini özgürce ifade edebilmesi demektir. Bütçe demek bir yönetim anlayışıdır. Planlama bütçe anlayışına göre yapılır. Biz iktidarın bütçesine son gün yapılacak oylamada, ‘Savaşa, ranta ayrılan bütçeye hayır’ diyeceğiz...16 milyonu aşkın emekli var bu ülkede. Emeklinin aldığı para gerçekten gülünç bir para. Bunu kabul etmek mümkün değil. Biz emeklinin maaşının asgari ücret değerine çekilmesini istiyoruz. Ve ihtiyacı olan herkese temel gelir desteğinin sağlanmasını istiyoruz. Esnafımız kan ağlıyor, verginin en önemli yükünü yoksul, işçi emekçi karşılıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Biz DEM Parti olarak bu ülkede vergi adaletinin sağlanması için çalışacağız. Eğitim ve sağlık kesinlikle parasız olmalıdır. Çocuklarımız okula gittiği zaman annelerimiz bir süt ve su veremiyor. Okulda en az bir öğün yemeğin ücretsiz verilmesini istiyoruz...Ekmek ve barış mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğiz. Bu ülkede barışı tesis edene kadar, adaleti tesis edene kadar, Kürt kardeşlerimiz eşit yurttaş çalışana kadar, işçi emekçi kardeşimiz onurlu yaşam sürene kadar mücadelemiz devam edecek.