Arabesk müziğin tanınan isimlerinden “Güllü” adıyla bilinen şarkıcı Gül Tut’un (51), 26 Eylül’de Yalova’daki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma, 75 gün sonra cinayet şüphesiyle derinleşti. İlk olarak “elim kaza” olarak duyurulan olayın seyri, yeni delillerle tamamen değişti.
Kızı ve arkadaşı kaçarken yakalandı
Olayın kasten öldürme olabileceği iddiaları üzerine genişletilen soruşturma kapsamında, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, yurt dışına çıkmak üzere hazırlık yaparken polis tarafından gözaltına alındı. İki şüphelinin “kasten öldürme” suçlamasıyla işlemleri sürerken, onları İstanbul’a götüren aracın şoförü ile kaldıkları evin sahibi de soruşturmaya dahil edilerek gözaltına alındı. Dosya hakkında gizlilik kararı bulunuyor.
TÜBİTAK raporu soruşturmanın yönünü değiştirdi
Sabah gazetesinin haberine göre, soruşturmanın seyrini değiştiren en kritik delil, olay günü evdeki güvenlik kameralarına yansıyan ses kayıtlarının TÜBİTAK tarafından çözülmesiyle ortaya çıktı.
Rapora göre, yüksek oranda alkol alan Güllü banyodan çıktıktan sonra kızının ve arkadaşının bulunduğu odaya yöneldi. Penceresi yere yakın bu odada müzik sesi yükselirken, kayıtlarda Güllü’nün kızı Gülter’in annesine “Seni atacağım şimdi” dediği ve kısa bir boğuşmanın yaşandığı belirlendi.
Boğuşmanın hemen ardından Güllü’nün pencereden düştüğü, düşme anından sonra ise kayıtlara kızı tarafından söylenen “Hadi görüşürüz, bay bay” ifadesinin yansıdığı tespit edildi.
Savcılık: Soruşturma titizlikle yürütüldü
Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, dosyanın “iğneyle kuyu kazar gibi” büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirterek, elde edilen somut delillerle şüphelilerin karşısına çıkıldığını ifade etti.
Sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili süreç, yeni deliller ışığında artık cinayet soruşturması kapsamında devam ediyor.





