ABD basınına yansıyan bilgilere göre Netanyahu ve ekibi, Trump’ın açıklamalarından önceden haberdar edilmedi. Açıklamaların medya üzerinden öğrenildiği ve yönetimin “hazırlıksız yakalandığı” ifade edildi.

Trump, yaptığı açıklamada Lübnan’a yönelik saldırıların sürdürülmesine izin verilmeyeceğini belirterek, “Artık yeter. Saldırı olmayacak.” mesajını verdi. Bu çıkış, Washington’un doğrudan müdahalesi olarak yorumlandı.

Ateşkes tartışması büyüyor

Trump'ın sözlerinin, daha önce üzerinde uzlaşı sağlanan ateşkes metniyle çeliştiği değerlendirmeleri yapılıyor. Söz konusu metinde saldırıların durdurulması öngörülürken, "kendini savunma hakkı" vurgusu da yer alıyordu.

Tel Aviv yönetimi ise bu noktaya dikkat çekerek, Trump’ın açıklamalarının mevcut anlaşma çerçevesiyle örtüşmediğini savundu.

İç politikada baskı artıyor

İsrail basınında yer alan analizlerde, Netanyahu’nun iç politikada artan baskıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Kamuoyunun bir bölümünün Hizbullah'a karşı operasyonların sürmesini istediği, ateşkes yönündeki adımların ise eleştirilere yol açtığı ifade ediliyor.

Eski üst düzey askeri yetkililer de alınan kararları sorgulayarak, ateşkeslerin “dışarıdan dayatıldığı” görüşünü dile getirdi.

Gözler İran sürecinde

Tel Aviv'de yapılan değerlendirmelerde, Trump’ın bu çıkışının yalnızca Lübnan’la sınırlı olmadığı, aynı zamanda İran ile yürütülen müzakere sürecini korumaya yönelik olduğu belirtiliyor. Bu nedenle kısa vadede Lübnan’da saldırıların yeniden başlamasının düşük ihtimal olduğu ifade ediliyor.