ABD ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan askeri operasyonların ardından gerilim yeni açıklamalarla tırmanmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasına verdiği röportajda İran’daki stratejik hedeflerin ağır şekilde vurulduğunu savundu.
NBC News’e telefonla bağlanan Trump, İran’ın petrol ihracatında kritik rol oynayan Hark Adası’nın ABD güçleri tarafından hedef alındığını belirterek adanın büyük bölümünün imha edildiğini iddia etti.
Trump’ın saldırıların devam edebileceğine yönelik sözleri ise uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı. ABD Başkanı, “Hark Adası’nı tamamen yıktık ama belki sırf eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabiliriz” ifadelerini kullandı.
Yeni lider için dikkat çeken iddia
Trump, İran’da hayatını kaybeden dini lider Ali Hamaney’in yerine geçtiği iddia edilen oğlu Mücteba Hamaney hakkında da dikkat çekici bir iddia ortaya attı. ABD Başkanı, İran’ın yeni dini liderinin akıbetinin belirsiz olduğunu öne sürerek “Ölü olabilir” dedi.
Trump ayrıca İran ile bir anlaşma masasına oturmak için henüz erken olduğunu belirterek, olası bir anlaşmanın Tahran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesini içermesi gerektiğini savundu.
Hürmüz Boğazı için uluslararası çağrı
Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı da Washington’ın gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Trump, boğazın güvenliğinin sağlanması için Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere gibi ülkelerin bölgeye savaş gemisi göndermesi gerektiğini belirterek uluslararası bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. ABD donanmasının ise yakında boğazdan geçen ticari gemilere refakat etmeye başlayacağını duyurdu.
İran’dan yanıt gecikmedi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ABD’nin bölgedeki güvenlik iddialarını eleştirdi. Arakçi, Washington yönetiminin politikalarının bölgedeki sorunları çözmek yerine daha da büyüttüğünü savundu.
İran Devrim Muhafızları da ABD’nin İran donanması ve hava gücünün etkisiz hale getirildiği yönündeki açıklamalarına karşı çıkarak, bölgedeki askeri varlıklarının sürdüğünü öne sürdü.





