Türkiye Büyük Millet Meclisi Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu, çocuk suçluluğundaki artış ve kamuoyunda oluşan "cezasızlık algısına" ilişkin dikkat çeken bir rapor hazırladı. Komisyonun taslak raporunda ceza sorumluluğu yaşının 12’den 10’a düşürülmesi, ağır suçlarda ceza indirimlerinin sınırlandırılması ve ailelere yönelik yaptırımlar uygulanması önerildi.
Aylar süren çalışmaların ardından hazırlanan raporda, çocukların suça sürüklenmesini önlemek için ceza hukuku, eğitim, sosyal politika ve aile yapısına ilişkin kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Ceza yaşı için dikkat çeken öneri
Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri ceza sorumluluğu yaşına ilişkin oldu. Mevcut Türk Ceza Kanunu’nda 12 olan ceza sorumluluğu yaşının 10'a düşürülmesi önerildi.
Komisyon ayrıca özellikle 15-18 yaş grubunda ağır suçlara karışan çocuklar için uygulanan ceza indirimlerinin otomatik olmaktan çıkarılmasını istedi. Raporda, denetimli serbestlik uygulamalarının daraltılması ve ceza indirimlerinin kademeli hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
Kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar gibi ağır suçlarda uygulanan iyi hal ve takdiri indirimlerin de sınırlandırılması önerildi.
Ailelere yaptırım önerisi
Raporda çocukların suça sürüklenmesinde aile yapısının belirleyici olduğuna dikkat çekildi. Bu kapsamda ailelerin rehabilitasyon süreçlerine aktif katılımının zorunlu hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Komisyon, çocuk mahkemeleri veya sosyal hizmet birimlerince verilen eğitim, danışmanlık ve iyileştirme tedbirlerine uymayan ailelere idari para cezası ya da cezai yaptırım uygulanmasını önerdi.
Raporda şu değerlendirme yer aldı:
"Çocuğunun rehabilitasyon sürecine aktif katılım sağlamayan ve denetim görevini ihmal eden aileler hakkında yaptırım uygulanmalıdır."
Riskli çocuklar tek merkezden izlenecek
Komisyon, risk altındaki çocukların erken tespiti için yeni bir dijital takip sistemi kurulmasını da gündeme taşıdı.
Buna göre risk grubundaki veya daha önce suça karışmış çocuklara ilişkin adli, eğitsel ve sosyal süreçlerin tek merkezden izlenebileceği bir sistem oluşturulması önerildi.
Mahalle ve okul bazlı sosyal risk haritaları hazırlanması, riskli bölgelerde sosyal hizmet uzmanları ve psikologlarla erken müdahale mekanizmalarının kurulması da raporda yer aldı.
Okullarda yeni müfredat önerisi
Raporda eğitim sistemine yönelik dikkat çeken öneriler de sıralandı. Okullarda temel hukuk bilgisi, toplumsal kurallar ve hak-sorumluluk bilincine ilişkin derslerin müfredata eklenmesi istendi.
Ayrıca akran zorbalığı, sosyal medyanın suç ve dezenformasyon etkileri ile suç farkındalığına yönelik eğitimlerin artırılması gerektiği kaydedildi.
Komisyon, çocuk mahkemeleri, savcılıklar ve kolluk birimlerinde ihtisaslaşmanın artırılması ve kurumlar arasında zorunlu veri paylaşım mekanizması kurulmasını da önerdi.





