Çok uzak olmayan bir geçmişte “Şam fıstığı” denen o yeşil inci, bugün sofralarımızda “Antep fıstığı” olarak arz-ı endam ediyor. Ancak bu dönüşüm yalnızca bir isim değişikliği değil, tam anlamıyla bir markalaşma hikayesi. Zira işin ucunda milyonlarca dolarlık ihracat ve baklavanın kritik malzemesi var!

Tarih sahnesine baktığımızda fıstık, Orta Asya’dan gelip İpek Yolu üzerinden Şam’a uğramış; oradan da dünyaya yayılmış. Bu yüzden 1940’lara kadar “Şam fıstığı” adıyla bilinmekteydi. Ancak sonra sahneye Gaziantep çıktı. Üretim, işleme, kavurma, paketleme derken fıstığın yeni kalbi Antep oldu.

Gaziantep: Fıstığın Mutfağı, Sanayisi ve Müzesi

Gaziantep yalnızca fıstık yetiştirmedi; onu kavurdu, tuzladı, baklavanın içine kattı, müzesini kurdu, festivalini düzenledi. UNESCO Gastronomi Şehri unvanını da bu sayede aldı. Hatta işi öyle ileri götürdü ki, dünyanın ilk ve tek Fıstık Müzesi burada açıldı. Yani Antep, fıstığı sadece mideye değil, kalbe de sokmayı başardı.

Tescil Savaşı: Antep 1 – Urfa 0 (Ama maç devam ediyor)

1997’de Gaziantep Ticaret Odası “Antep fıstığı” adı için başvuruda bulundu, 2000’de de tescil aldı. Böylece “Şam fıstığı” tarihe karıştı, “Antep fıstığı” marka gücüyle küresel sahneye çıktı. Ancak işin içinde bir paradoks vardı: Çünkü üretimde liderlik Şanlıurfa’nın elindeydi!

2022 verilerine göre Türkiye’deki toplam 239 bin ton fıstığın 107 bin tonu (%45) Şanlıurfa’dan çıkıyordu. Gaziantep ise %31’de kalmıştı. Yani, Antep markayı aldı; Urfa hammaddenin kralı oldu. Buna karşılık Urfa kendi kozunu oynadı: “Şanlıurfa Keten Köyneği Fıstığı” adıyla coğrafi işaretini aldı. Böylece tatlı-tuzlu bir rekabet başlamış oldu.

Fıstığın Ekonomisi

İsim değişikliği ve coğrafi işaret sadece bir etiket meselesi değil. “Antep fıstığı” adıyla yapılan ihracat 2021-2023 arasında ciddi bir artış kaydetti. 2023’te 31 bin tonluk fıstık ihracatıyla 318 milyon dolar gelir elde edildi. Yani “bir isim ne fark eder ki?” demeyin; fıstığın adı bile para ediyor!

Kültürel Etki: Tatlıya Düşen Fıstığın Gücü

Gaziantep baklavası fıstıksız düşünülemez. Katmer, kadayıf, burma… Hepsi bu yeşil mucizeyle can buluyor. Fıstık öyle bir kültürel güç ki, turistler Antep’e sadece baklava yemek için geliyor. Urfa ise henüz gastronomide fıstığı markalaştırma konusunda Antep kadar güçlü değil; ama üretim gücüyle sağlam bir koz bulunduruyor.

Sonuç: Fıstıkta Kardeş Rekabet

Bugün “Antep fıstığı” adı dünyada marka; “Urfa fıstığı” ise üretimde lider. Yani biri sahnede ışıkların altında, diğeri kuliste enerjiyi sağlayan oyuncu gibi. İkisi de olmazsa fıstık hikâyesi eksik kalır.

Ama günün sonunda, ister Antep deyin ister Urfa, tek gerçek şu: Fıstık yoksa çok şey eksik kalır.

dogupost