Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili tartışmalar sürerken, aralarında Şanlıurfa, Diyarbakır ve Van barolarının da bulunduğu 16 baro, ortak bir açıklama yayımlayarak dosyanın “yaşam hakkı ihlali” şüphesi taşıdığını vurguladı. Açıklamada, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması talep edilerek, “Rojin Kabaiş dosyasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı bir kez daha yineliyoruz” denildi.

Barolar: “Kamu vicdanı yaralı, gerçekler ortaya çıkarılmalı”

Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Iğdır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları tarafından yapılan ortak açıklamada, Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili sürecin başından itibaren ciddi ihmaller zinciri yaşandığı ifade edildi.

Kabaiş, 27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolmuş; 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılmıştı. Dönemin Van Cumhuriyet Başsavcılığı ve Valiliği, olayın “intihar” olduğunu öne sürerken, ailesi cinayet şüphesinde ısrarcı olmuş ve hukuki süreci sürdürmüştü.

ATK raporu: İki erkeğe ait DNA tespit edildi

Adli Tıp Kurumu, olayın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra Ekim 2025 başında raporunu açıkladı. Raporda, Rojin Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA örnekleri tespit edildiği bilgisi yer aldı. Bu gelişmenin ardından Van Barosu ve kadın örgütleri, dönemin savcısı ve ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

“İntihar iddiası gerçeği kararttı”

16 baro tarafından yapılan ortak açıklamada, olayın başta kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinde derin bir üzüntü ve güçlü bir adalet talebi oluşturduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yaşam hakkı ihlali şüphesi taşıyan bu olayda, soruşturmanın olası tüm ihtimaller yeterince araştırılmadan, yalnızca ‘intihar’ iddiası üzerinden yürütülmesi, maddi gerçeğin açığa çıkarılmasını ciddi biçimde engellemiştir.”

“Adalet arayışına ağır darbe”

Barolar, Adli Tıp Kurumu’nun dosya üzerindeki tutumunun da kamuoyunda güvensizlik yarattığını belirtti:

“Adli Tıp Kurumu’nun bu denli hassas bir dosyada raporlarını uzun süre sunmaması; soruşturmanın başından bu yana iletilen raporların ise çelişkili, eksik ve yetersiz olması adalet arayışını zedelemiş, kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratmıştır.”

“Takipçisi olacağız” mesajı

Ortak açıklamanın sonunda şu vurgulu ifadeye yer verildi:

“Bölge baroları olarak, Rojin Kabaiş dosyasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı bir kez daha yineliyoruz. Adaletin sağlanması, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve benzer hak ihlallerinin önlenmesi için süreci kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”