CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, devletin işlettiği Boğaz köprüleri ile bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik hazırlık yapıldığını öne sürdü.
Özel, köprülerin kamuya düzenli gelir sağladığını belirterek, bu varlıkların satılmasının uzun vadede kamu zararına yol açabileceğini savundu.
“Bu konuda bir kelime etmiyorlar”
Konuşmasında iddialara ilişkin hükümete sorular yönelttiklerini ifade eden Özel, köprülerin satış hazırlığında olduğuna dair yazışmaların basına yansıdığını söyledi.
Özel, konuya ilişkin yanıt alamadıklarını belirterek, "Her şeye cevap veriyorlar, bu konuda bir kelime etmiyorlar" dedi.
Geçiş ücretleri tartışması
Özel, devletin işlettiği köprülerde geçiş ücretlerinin bazı projelere göre daha düşük olduğunu dile getirerek, özelleştirme halinde ücretlerin artabileceğini savundu.
Köprülerin yüksek gelir potansiyeline dikkat çeken Özel, bu tür kamu varlıklarının satışının ekonomik sonuçlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Konu ile ilgili Özel'in açıklaması şu şekilde;
"Vergi haftasındayız dedik ve vergi haftasında tabii önemli bir farkındalık; hem vergi vermek hem verginin nereye gittiğini görmek. Sağ olsun Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sosyal medyası, "Vergi deyince akla ilk ne gelir? Devlet vergi alır ama köprüler yapar, yollar yapar" diye İstanbul'da güzel bir Boğaz Köprüsü fotoğrafını koyarak "Vergi haftası kutlu olsun" demiş. Mesaj şu: "Verginle köprü yapıyoruz."
Hemen arkasından, hemen arkasından o köprülerin satılmak üzere bir hazırlık yapıldığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Tarihteki tüm kazanımların, yani Cumhuriyet ne yaptıysa bunlar daha sonra özelleştirildi. 1980'lerin sonunda başladı; şu ana kadar 100 liralık özelleştirme yapıldıysa 86 lirasını AK Parti yaptı, %86'sını. Yani AK Parti, Cumhuriyet döneminde kendisinden önce yapılmış her şeyin satışının %86'sını aldı, cebine koydu; güya onlarla bize hizmet edecekti.
Şimdi gelmişler Boğaz’daki iki köprünün… Üçüncü köprüyü biliyorsunuz; hem geçiş ücreti çok pahalı hem bizim değil. Herhalde daha 22 sene yapanlar o geçişten para alacaklar, bekledikleri kadar alamazlarsa da aradaki farkı geçiş garantisiyle devlet ödeyecek kendilerine. Ama birinci ve ikinci köprü ve yedi otoyol; devletin yaptığı, şu an bizim olan ve geçiş ücretleri de diğerlerine göre makul olan yerleri satmaya niyet ettiler.
Devletin yaptığı köprü şu an 59 lira. Tayyip Bey'in kendi bulduğu, "Cebimizden beş kuruş çıkmayacak” dediği ama geçiş garantisi verdiği Kocaeli’ni Yalova’ya bağlayan köprü 959 lira. Biri 59 lira, biri 959 lira. Bu ucuz, 59 lira olan geçiş ücretinden, örneğin İzmir’den Çeşme’ye kadar gidiyorsun; rahmetli Özal’ın Semra Hanım’la kaset dinleyerek açtığı, “Koy bakalım Semra kaset, bir keyfimize gelelim” dediği yerde 103 kilometre 59 lira. Bu taraftan Akhisar’a kadar gidiyorsun; Tayyip Bey’in yaptırdığı yerde 103 kilometre bu sefer 359 lira.
Şimdi bu köprüleri alıp satmaya ve 59 lira olan geçiş ücretini 300–350 lira yapmaya niyetliler. Bu köprülerin, dikkatinizi çekiyorum, bu ucuz fiyatlarla yıllık getirisi 600 milyon dolar. Bu ucuz fiyatlarla… Dedikleri gibi beşe, altıya, yediye katlandığında 3-4 milyar dolar olacak. Bugünkü geçiş paralarıyla 600 milyon dolar olan bu köprüleri Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı özelleştirmeye niyetli ve niyet ettikleri para 3 milyar dolar lira. Yani beş yıllık kirasıyla 25 yıllık gelirini satacaklar. 25 yıllık…Beş yılda gelecek parası zaten; birini bu sene alıyoruz, ikincisi sen bu işi yapana kadar gelecek sene gelecek. Üç senelik parayı peşin almak için 25 senelik kazancı bırakıyor.
Ve işin kötüsü, bıraktıkları 59 liralık köprüyü 359 lira yaparak verdikleri parayı belki de bir senede, 9-10 ayda alacaklar. Kalan zamanda hepimizi kendi köprümüzden geçerken… Ki alternatifi yok ki bunun. Yani İstanbul’da bir bedava devlet köprüsü olur, ikiyi üçü dördü özelleştirirsin, parası olan oradan geçiş yapsın ama olmayana devletimizin hizmeti de bu dersin. Öyle bir köprü yok.
Bir değerli gazeteci kardeşimiz bakanı aramış, bakanlığı aramış, sormuş: "Satacak mısınız?" demiş. "CHP’nin kuvvetli iddiaları var" demiş. Onlar da demişler ki: "Kesin satacağız diyemeyiz, piyasasını araştırıyoruz."
Buradan bu Ramazan mübarek günde Türkiye’deki bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum: Köprülerin satılacağından haberdar olan vatandaşlarımızın oranı anketlere göre %35-40. Bir kere bunu duyan duymayana duyursun. Haberdar olup da köprü satışını destekleyenlerin oranı %10, %90 karşı. Ve altın yumurtlayan tavuğu yabancılara satmak istiyorlar. Dediğim gibi adam fiyatı beş katına çıkardığı gün bir yılda bütün parayı toplayacak; 25 yıl boyunca gelecek paradan hepimiz mahrum kalacağız.
Benim ona itirazım şudur: O para bana lazım, o para Cumhuriyet Halk Partisi’ne lazım, o para Türkiye İttifakı’na lazım. Seneye yaparsan 24 sene, öbür sene yaparsan 23 sene o paranın geleceği Cumhuriyet iktidarlarında..Biz o parayla en düşük emekli maaşını asgari ücrete çıkaracağız, sonra bir buçuk asgari ücret yapacağız. Biz o parayla, biz o parayla asgari ücreti yükselteceğiz; oradan zorlanacak olan küçük esnafa, KOBİ’ye, sanayiciye sosyal güvenlik destekleme yardımı yapacağız, destekleme primi vereceğiz. Biz o parayla kanunda %5 yazarken 1 verdiğiniz çiftçiye hakkı olan 5 desteklemeyi ödeyeceğiz. O parayla biz, o parayla biz bu telefonu almak isteyen öğrenciye; ilk telefonunda, ilk bilgisayarında vergi yok kardeşim, bu telefon sana 50 bin lira diyeceğiz."