DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
"Ekonomik ve siyasi gelişmeleri konuştuk"
Görüşmenin iç ve dış politikadaki gelişmeler üzerine yapıldığını belirten Özel, "İran savaşının Türkiye’ye ekonomik ve siyasi etkilerin, içinde bulunan ekonomik şartlar vatandaşların yaşadığını uzun uzun konuştuk. Türkiye’nin uzun ve kısa vadede alması gereken önlemler var" dedi.
Özel, savaşların topluma yoksulluk ve hayat pahalılığı olarak yansıdığını ifade ederek, "Savaşanın kazananı olmaz, kaybedeni kadınlar ve çocuklardır. En kırılgan grupların başında bulunan yoksullardır" diye konuştu.
"Zamlar gelebilir"
Elektriğe yapılan zamma dikkat çeken Özel, "Bundan sonra her şeye zam gelmesi ve yeni bir enflasyon dalgası yaşanabilir. Hükümet bu krize hazırlıksız yakalandı" ifadelerini kullandı.
Meclis Başkanı ile görüşecek
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında atılması gereken adımlara değinen Özel, Anayasa Mahkemesi kararları ve tutuklu milletvekili Can Atalay’ın durumuna dikkat çekti. Özel, "Hem bu maddeler hem de atması gereken adımları kendisi ile müzakere etme ve bu konudaki beklentileri aktaracağım" diyerek Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşeceğini açıkladı.
"Sandığın gelmesi için ne gerekiyorsa yapacağız"
CHP’ye yönelik yargı müdahaleleri olduğunu savunan Özel, “Bu milletin önüne sandık gelecek, gelmesi için de ne yapmak gerekiyorsa yapacağız” dedi.
Ara seçim tartışmalarına da değinen Özel, mevcut şartların oluştuğunu belirterek şunları söyledi:
"Boşalan milletvekilleri için yapılması anayasal gereklilik. Ara seçim için tüm koşullar uygun. Boşalmış 8 milletvekilliği var. Ara seçim zorunluluğu vardır."
"Milletvekili istifasını düşünüyoruz"
Özel, seçmen iradesine müdahale edilen yerlerde farklı adımların gündeme gelebileceğini belirterek, “Ara seçim olursa milletvekilli istifası düşünüyor musunuz diye sorarsanız, evet. Başta İstanbul olmak üzere AKP’nin seçmen iradesine el uzattığı her yerde düşünüyoruz” dedi.
Hatimoğulları: "Derin bir kriz var"
Tülay Hatimoğulları ise Türkiye’de ekonomik krizin derinleştiğini belirterek, “Bugün bu ülkede insanlar açlıktan ve yoksulluktan ölüyor. Çocuklar yataklarına aç giriyor” dedi.
Hatimoğulları, savaşın bölge geneline yayıldığını ifade ederek, “Etrafımızı savaş yangını sarmış durumda ve bununla ilgili acil önlemler alınmalı” diye konuştu.
"Seçilmişler tutuksuz yargılanmalı"
Muhalefete yönelik baskılara dikkat çeken Hatimoğulları, “Seçilmişler tutuksuz bir şekilde yargılanmalıdır” dedi. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tutuklu belediye başkanlarının serbest bırakılması çağrısında bulundu.
"Çerçeve yasa geniş olmalı"
Sürece ilişkin yasal düzenlemelere değinen Hatimoğulları, "Bizler çerçeve yasanın son derece kapsayıcı ve sonuç alıcı bir yasa olmasını önemli buluyoruz" ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, şöyle devam etti "Ara seçim kararı alması halinde Meclis’te buna dair alacakları tutuma dair daha değerlendirme yapmadıklarını, ilgili kurullarında tartışacaklarını ifade etti. Sürece dair soruları da yanıtlayan Tülay Hatimoğulları, atılması gereken adımlara işaret ederek, "Yapılacak işleri özetleyecek olursak birincisi siyaset karar verecek diyecek ki biz Nisan ayında çerçeve yasayı çıkarıyoruz. Bunun için de komisyona bir görev verilecek. Komisyon da bununla ilgili yapmış olduğu çalışmaları ya da yapacağı çalışmaları hızlandırması gerekiyor. Tabii ki bizler şöyle duyumlar almıyor değiliz. Bazı taslaklar hazırlanmış şeklinde ama bu taslakların ne şekilde hazırlandığını içeriğinde ne var çerçevesi neyi ihtiva ediyor, bunu bilmiyoruz. Dolayısıyla bunu görmemiz lazım. Bu adımların atılması gerekiyor. Bizler çerçeve yasanın son derece kapsayıcı ve sonuç alıcı bir yasa olmasını önemli buluyoruz. Yani birilerini kapsayan, birilerini kapsamayan, orada kategorilere ayırmak vesaire. Bu çerçeve yasayı daraltır ve süreçle ilgili daha hızlı ilerlenmesinin belki bunun önünü açabilmek için çerçeve yasanın dediğim gibi kategorilere ayrılmadan en geniş çerçeve ve genişlikte olması şarttır diye düşünüyoruz"
Görüşme sonrası yapılan açıklamalar, hem erken seçim tartışmalarını hem de siyasi süreçlere ilişkin beklentileri yeniden gündeme taşıdı.





