Gündem

MHP’li Yalçın: NATO çöktü, Türkiye kendi nükleer programını başlatmalı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, küresel savaş riskinin arttığını belirterek Türkiye’nin nükleer program başlatmasının elzem olduğunu söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, dünya gündemine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada küresel güvenlik düzeninin çöktüğünü savundu. Yalçın, topyekûn bir savaş tehlikesinin hiç olmadığı kadar yaklaştığını ifade ederek, Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatması gerektiğini dile getirdi.

“ABD en büyük korsan devlettir”

ABD Başkanı Donald Trump’ı sert ifadelerle eleştiren Yalçın, ABD’nin Venezuela’ya yönelik hamlelerini “korsanlık” olarak nitelendirdi. Yalçın, “Günümüzün kara korsanı Donald Trump’tır. ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir” ifadelerini kullandı.

“BM suskun, NATO çöktü”

Açıklamasında uluslararası kurumların işlevini yitirdiğini savunan Yalçın, ABD’nin hukuk tanımaz tutumu karşısında Birleşmiş Milletler’in etkisiz kaldığını, NATO’nun ise güvenlik mimarisinin dağıldığını ileri sürdü. Yalçın, NATO’nun caydırıcılığının ve dayanışmasının fiilen ortadan kalktığını söyledi.

“Topyekûn savaş riski çok yakın”

Küresel gelişmeleri 1962 Küba Füze Krizi ile karşılaştıran Yalçın, nükleer silahların günümüzde hem caydırıcı bir güç hem de insanlık için büyük bir tehdit haline geldiğini belirtti. Yalçın, “Topyekûn savaş tehlikesi hiç olmadığı kadar yakındır” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye için nükleer program elzem”

Fransa’nın Küba Krizi sonrasında nükleer program başlattığını hatırlatan Yalçın, mevcut küresel şartlarda Türkiye’nin de benzer bir adım atmasının zorunlu olduğunu savundu. Yalçın, nükleer silaha sahip olmanın ülkeler için güvenlik ve varlık garantisi haline geldiğini ifade etti.

“Batı’nın değerleri terk ediliyor”

Yalçın açıklamasında, Batı merkezli uluslararası düzenin çözüldüğünü, insan hakları ve uluslararası hukuk gibi değerlerin terk edildiğini savunarak, dünyada güçlünün sözünün geçtiği yeni bir döneme girildiğini öne sürdü.