Kürt sorununun çözümü kapsamında kurulan Meclis Komisyonu nihai raporu yapılan oylama ile kabul edildi. Söz konusu rapora ilişkin çeşitli partilerden eleştiri ve değerlendirmeler yapıldı.
YILDIZ: İNFAZ SİSTEMİNİN DÜZELTİLMESİ LAZIM
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, şöyle konuştu:
Bu süreçte söylenmedik söz kalmadı hatta partilerimize yapılmadık iftiralar da kalmadı ancak bunlara cevap vermeye bile gerek duymadık. Komisyonumuzun Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesine, temel anayasa ilkelerine, demokratik işleyişi, üniter devlet yapısını dönüştürmek gibi bir yetkisi ve misyonu yoktur. Bunun altını bir kere daha çiziyorum. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, ülkenin resmi dil statüsü, laik cumhuriyet ilkesi üzerinde tartışma yapılamayacak ortak temel değerlerimizdir. Milletimizin tamamını kucaklayan, toplumsal barış ve huzur için terörle mücadele kanunlarından taviz vermeden, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapmadan ve milli güvenlik gözardı edilmeden bu elimizdeki çerçeve metin hazırlanmıştır.
Siyasi, sosyolojik, dini veya etnik hedeflere ulaşmak maksadıyla şiddetin sistematik olarak tatbiki suretiyle tezahür eden terör yalnızca doğrudan hedef aldığı kurbanlar üzerinde kalmayıp daha geniş kitleler üzerinde korku ve yıldırma yaratan, psikolojik etki bırakmayı arzulayan bir insanlık suçudur.
Düzenlemelerin kamu vicdanını sızlatmadan yapılacağına işaret eden Yıldız, şunları kaydetti:
Öncelikle ezelden beri söylediğimiz bizim infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım. Burada eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir. Yine bazı tartışmalara neden olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum konusundaki itilaftır. Bu konu da Anayasamızın emri açıktır. Anayasanın 90. maddesi ortadadır elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına da Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına da bir hukuk devleti olarak uymak zorundayız. Cezaevlerinde hasta ve yaşlı mahkumlar var. Bunlara zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir. Komisyonumuz raporunda bu konuya da değinmiştir. Meclis'imizin ilk yapacağı işler arasındadır.
CHP'li MURAT EMİR’DEN DİL ELEŞTİRİSİ
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise şöyle konuştu:
Grubu olan 5 partinin ve diğer partilerin ağırlıklı bir biçimde katkı verdikleri barış için, demokrasi için ve Türkiye'nin hukuk standartlarının yükselmesi için bir ortak kararlılıkla emek verdikleri bir rapor yazılması önemlidir, değerlidir. Bu nedenle burada görüş ifadesi etmiş olan katkı vermiş olan ve Türkiye'nin önüne böyle bir umudu koymuş olan herkese teşekkür etmeyi bir görev sayıyoruz. Ama bunlara rağmen bizim de bu raporla ilgili eleştirilerimiz değerlendirmelerimiz olacaktır. Değerli arkadaşlar öncelikle bu raporun ilk 5 bölümünde yer alan dilin son derece sorunlu olduğunu, belirli bir siyasi ve sosyolojik bakış açısını içerdiğini, bizi kapsamadığını ifade etmeliyiz. Geç görmüş olmamız dolayısıyla çeşit eleştirilerimiz oldu, bir ölçüde yaşama geçirildi ama buradaki cümlelerin her birinin aslında belirli bir ideolojik bakışı yansıtması dolayısıyla bizi tam karşılamadığını da ifade etmek ve tutanaklara geçirmek durumundayız.
Ancak 6 bölüm olan yasal düzenleme önerileri, demokratikleşme önerileri bizim için ve 86 milyon için önemli bir beklenti yaratan ve Türkiye'nin hem demokrasi standartlarını yükseltecek hem de toplumsal barışımızı inşa etmeye dönük olarak Meclis'imize bir ödev yükleyecek olması, dolayısıyla bu konuyu bu konunun bu çok da büyütülmemesi gerektiğini düşünenlerdir ve bu komisyonda aslında bir umut inşa edilmeye çalışıldı ama maalesef bu komisyonun çalıştığı süre ve komisyonun öncesindeki Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal ortamı değerlendirmekte yarar görüyoruz. Bu komisyon toplanırken de ve komisyon görev yaparken de anayasanın sürekli çiğnendiği, Anayasa Mahkemesi kararları ve AİHM karalarına uyulmadı.
AİHM KARARLARI VURGUSU
Bu Meclis'in bir üyesi olan Can Atalay hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulduğu için gelemiyor, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Tayfun Kahraman'ın hala cezaevinde tutuluşu, Selahattin Demirtaş'ın AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutuluşu, kayyum uygulamalarında en ufak bir geri adım atılmamış olması, tutukluluk uygulamalarının peşine cezaya dönüştürülmüş olması ve Türkiye siyasetinin adliye koridorlarından iddianamelerle, iftiracılarla dizayn edilmeye çalışılması sürecinde maalesef en ufak bir demokrasiye, hukuk devletine, adalete ait bir ilerleme kaydedilmemiştir. Bu karşıdan bu komisyon çalışmaları beklenen umudu doğurmamıştır, bunu da bir kez daha ifade etmek isteriz. Elbette bu komisyonumuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Meclis'imizin özellikle kendine özgü bir komisyondur. Cumhuriyetimizin demokratik, laik anayasal yapısını koruyan ve üniter devlet yapısını tartışmaya açmayan bir çalışma yürütmüştür ve o açıdan da değerlidir.





