Türkiye’de bireysel borçlanma hacmi büyümeye devam ederken kredi geri ödeme performansındaki tablo dikkat çekti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, 6 Şubat ile sona eren haftada tüketici kredilerinin toplam büyüklüğü 2 trilyon 998 milyar 342 milyon TL’ye ulaştı. Böylece kredi hacmi 3 trilyon TL eşiğine dayanmış oldu.
Geçen yılı 2 trilyon 881 milyar TL seviyesinde kapatan tüketici kredileri, 2026’nın ilk haftalarında yaklaşık 117 milyar TL’lik artış kaydetti.
Konut kredilerinin payı
Toplam kredi stokunun 695 milyar 554 milyon TL'lik bölümünü konut kredileri oluşturdu. Bu rakam, konut finansmanının toplam tüketici kredileri içindeki payının yüzde 23 seviyesinde bulunduğunu gösterdi.
Veriler, konut kredisi kullanan vatandaşların ödeme düzeninin görece güçlü kaldığına işaret ediyor. Uzmanlar, konut kredilerinin uzun vadeli yapısı ve teminatlı olması nedeniyle geri ödeme disiplininin diğer kredi türlerine göre daha sağlam seyrettiğini belirtiyor.
Borcuna en sadık iller
FinTürk Aralık 2025 verilerine göre konut kredilerinde takibe düşme oranı yalnızca yüzde 0,17 olarak ölçüldü.
Takip oranının en düşük olduğu iller şu şekilde sıralandı:
- Bingöl: %0
- Ardahan: %0,01
- Burdur: %0,02
Bu tablo, küçük illerde kredi geri ödeme disiplininin daha yüksek olabildiğini ortaya koydu.
Büyük şehirlerde durum
Konut kredisi hacminde liderliği İstanbul sürdürdü. Aralık 2025 itibarıyla kentte toplam bakiye 197,40 milyar TL olurken, takibe düşme oranı yüzde 0,16 seviyesinde gerçekleşti.
Ankara’da 91,90 milyar TL’lik kredi stokunun yüzde 0,11’i takibe düşerken, İzmir’de 49,30 milyar TL’lik bakiyede takip oranı yüzde 0,17 olarak kaydedildi.
Deprem illerinde tablo
2023 depremlerinden ağır etkilenen Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da takip oranları diğer illere göre daha yüksek olsa da yüzde 1’in altında kaldı.
- Kahramanmaraş: %0,45
- Hatay: %0,54
- Adıyaman: %0,60
Bu üç ilin toplam konut kredisi stoku yaklaşık 8 milyar TL ile toplam konut kredilerinin yüzde 1,1'ine karşılık geliyor.
Veriler, kredi hacminin hızla büyüdüğünü ancak konut kredilerinde ödeme disiplininin sürdüğünü gösteriyor. Ekonomistler, bu durumun bankacılık sistemi açısından riskleri sınırlayan önemli bir gösterge olduğunu vurguluyor.