TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında toplandı. Toplantıda söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, 17 sayfalık bir rapor hazırladıklarını ve önümüzdeki günlerde sunacaklarını kaydetti.

"YOL HARİTASI OLMALI"

Komisyon çalışmalarında partilerin ortaklaşmalarından yana olduklarını söyleyen Emir, şunları kaydetti:

Demokrasi, hukuk devleti, adalet sorunlarımız var. Toplumsal barışa ihtiyacımız var ve bunlara bütüncül ve cesur bir yaklaşım gerektiği de ortada. Komisyonun öyle bir çevre raporu olmalı ki, hem ülkemizin ihtiyaç duyduğu bu temel sorunlara dokunan, onlara dönük olarak somut önerilerde bulunan ve bu hedefleri gerçekleştirmek üzere de Meclisimize bir görev yükleyen bir rapor olmalı. Bu rapor değerli arkadaşlar bize göre geniş bir rapor olmalı. Meclisimizin, Türkiye'nin en temel sorunlarına nasıl baktığını, nasıl yaklaştığını, nasıl çözeceğini gösterdiği bir perspektif metni, bir yol haritası, bir tarihi bir rapor olmalıdır.

"TMK DEĞİŞMELİ"

Hazırlanacak raporun tüm partilerin oyunu alacak şekilde olması gerektiğini belirten Emir, “Sizlerle kısaca sunduğumuz metnin yani özet metnimizin başlıklarını paylaşıyorum; Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması amacıyla idari ve siyasi engellerin kaldırılması. Toplumsal barışın inşası için anayasada düzenlenen hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engelleyen idari ve siyasi uygulamalara son verilmeli” diye belirtti.

Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

Terörle Mücadele Kanunu'nda hukuki belirlilik ilkesine dayanılması. Yani hukuki belirlilik olmadığı zaman keyfi uygulamalar, günlük uygulamalar, o günkü siyasi rüzgara göre yapılan uygulamalar hepimizin şikayet etmesi gereken bir şey. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun yeniden düzenlenmesi. Bilindiği gibi bu madde duruma göre siyasi iktidarın birilerini cezalandırmak için kullandığı ama gerçekten halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenlerin cezasız kaldığı bir sürece yol açıyor. Halkın haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılsın. Anayasa Mahkemesine bizim götürdüğümüz BTK'nın erişim engelleme yetkisi şu anda askıda. Umuyorum ki bu demokratik standartlarımızı örselemeyecek ve en azından yargı kararını bypass yapmayacak bir düzenleme olmalı. Sansür kanunu olarak bilinen 7418 sayılı basın kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunla getirilen düzenlemelerin yürürlüğe kaldırılması. Basın özgürlüğünün önündeki kurumsal ve yasal engellerin kaldırılması. Örgütlenme özgürlüğündeki kanun ve uygulamadan kaynaklı tüm engellerin kaldırılması, Kürt sorununun çözümü için demokratik siyaset ortamının oluşturulması.

"KAYYUM ATANMASINA SON VERİLMELİ"

Yerel yönetimlerde kayyum uygulamasına son verilmesi. Elinizi tutan nedir? Kayyum uygulamaları idari bir tasarruftur. Ve bu idari tasarruftan dahi bir milim geri adım atmayan bir siyasi iktidar hala Türkiye'de toplumsal barışı ve eşitliği getirebileceğini iddia etmektedir. Ve bu adımların da inandırıcı olmadığını ve umudu tükettiğini maalesef hepimiz görüyoruz.

"EŞİT YURTTAŞLIK"

İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararlarının önüne geçilmesi, siyasi soruşturmalarda başsavcılığın yetkisi askıya alınan sonlandırılması, adil kararlar için yargı mensuplarının sorumluluğu, insanlığa karşı suçlarla ve işkenceyle etkin mücadele edilmesi. Biz toplumsal barış ve toplumsal eşitlik diyoruz. Toplumsal eşitlikten anladığımız sonuna kadar anayasadaki eşitliğin yaşama geçirilmesidir. Bu anlamıyla hepimize büyük görevler düşüyor. Bu komisyon Kürtle Türk'ün, Alevi'yle Sünni'nin, kadınla erkeğin, çocukla yaşlının, gencin, eşit haklara sahip olduğu ve eşit hakları yaşadığı bir Türkiye'yi var etmek üzere yol almaktır.

"SİYASİ TUTUM BELGESİ NİTELİĞİNDE OLACAK"

Söz alan AK Parti Milletvekili Mustafa Şen ise 50 sayfalık bir rapor hazırlıklarının olduğunu ve bu raporlarının aynı zamanda, “Siyasi tutum belgesi” niteliğinde olduğuna vurgu yaptı. Raporlarının 9 ana bölümden oluştuğunu belirten Şen, şunları söyledi:

130'dan fazla kişi burada dinlendi. Bize ne dediler? Bizim ne yapmamızı istediler? Bu sorun nasıl çözülür? Yani silahsızlanma, silahtan ayrılma… Diyelim ki genel kurul, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir konuyla ilgili bir kanun çıkarmak istedi. Ona ilham verecek bazı içerikler de bu metinde var. Yardım ve yataklık yapmıştır, örgüt üyesi değildir, örgütün kendisini feshettiği tescil de edildiyse o suçlama da düşer. Hüküm giymişlerde de bu suçlar düşer. Yardım yataklıktan ya da üyelikten yargılama süreci devam ediyorsa mahkeme düşer. Bunlara 5 yıllık adli takip önermekteyiz.

"KAYYUM UYGULAMASI DÜŞMELİ"

AK Parti raporunda demokratikleşme adımlarının daha da ileri götürülmesine dair öneriler de olduğunu kaydeden Şen, “Seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, yerel yönetimler kanunu ve ilgili idari birimler kanunlarının daha da demokratikleştirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Şen, bu bağlamda “Bir belediyeye kayyum atanmışsa artık o uygulamanın düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz” diye kaydetti.