Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) İstanbul’da gerçekleştirdiği son operasyon, siyonist rejim istihbarat servisi Mossad'ın Kassam mühendislerini hedef alan yıllara yayılan suikast politikasını bir kez daha ortaya çıkardı.
"MONİTUM" operasyonu kapsamında yakalanan iki şüphelinin, Tunuslu Kassam mühendisi Muhammed ez-Zuvari'nin 2016 yılında şehit edilmesiyle sonuçlanan uluslararası istihbarat ve suikast zincirinin aktif halkaları olduğu değerlendiriliyor.
MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen operasyonda, Mossad adına casusluk yaptığı tespit edilen mermer tüccarı Mehmet Budak Derya ile suç ortağı Veysel Kerimoğlu'nu gözaltına aldı. Güvenlik kaynakları, iki ismin uzun yıllar boyunca ticari faaliyetler kisvesi altında Mossad’a bilgi ve lojistik destek sağladığını belirtti.
Ticaret kılıfı altında istihbarat ağı
Soruşturma dosyasına göre maden mühendisi olan Derya, 2005 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde mermer ocağı açtı ve zamanla yurt dışına uzanan geniş bir ticari ağ kurdu. Bu faaliyetler Mossad'ın dikkatini çekti ve Derya, ticaret üzerinden örülen bir istihbarat ağının içine çekildi.
Eylül 2012'de Mossad'ın paravan şirketi adına hareket eden ve "Ali Ahmed Yassın" kod adını kullanan bir kişi Derya'yla temasa geçti. Ocak 2013'te Avrupa'da yapılan görüşmede, şirket sahibi kimliği altında Mossad mensuplarıyla yüz yüze temas kuruldu.
Maaşı Mossad ödedi
Kod adı "Luis" olan bir Mossad görevlisinin talimatıyla Filistin asıllı Türkiye vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nun da bu yapıya dahil edildiği, maaşının dahi Mossad tarafından karşılandığı belirlendi. İki isimden temas kurdukları kişilerle ilgili düzenli bilgi aktarımı istendi.
Bu süreçte Orta Doğu’ya yönelik ticari faaliyetler, Mossad için birer veri kaynağına dönüştürüldü. Filistinlilerle kurulan sosyal ve ticari ilişkiler üzerinden toplanan kişisel ve çevresel veriler adım adım servise aktarıldı.
Gazze keşfi ve dron bağlantısı
Soruşturmada, Derya’nın Gazze’ye giriş izni almaya çalıştığı, bölgede tespit ettiği alanların fotoğraflarını Mossad’a ilettiği ortaya çıktı. Güvenlik birimleri bu girişimlerin saha keşfi ve hedef tespiti amacı taşıdığına dikkat çekti.
2016 başlarında Kerimoğlu’nun insansız hava araçlarına ait parça ticareti önerdiği, Derya’nın bu teklifi Mossad’a ilettiği, ilk numunelerin ise doğrudan servis tarafından temin edildiği tespit edildi.
Ez-Zuvari suikastına uzanan zincir
Dron parçası ticareti için temas kurulmaya çalışılan isimler arasında Tunuslu Kassam mühendisi Muhammed ez-Zuvari’nin de yer aldığı belirlendi. Ez-Zuvari’nin 2016’da Tunus’ta Mossad tarafından düzenlenen suikastla şehit edilmesi, Türkiye’de deşifre edilen bu yapının uluslararası suikast zincirinin parçası olduğunu ortaya koydu.
Güvenlik kaynakları, Derya’nın Mossad’la ilişkisini yıllarca sürdürdüğünü, kriptolu haberleşme sistemleri kullandığını, yalan makinesi testlerine tabi tutulduğunu ve uluslararası tedarik zincirine sızmak için paravan şirket planları yaptığını aktardı.
Uzmanlara göre İstanbul’da çökertilen bu ağ, Ez-Zuvari suikastının münferit bir saldırı değil, Kassam’ın teknik kadrolarını hedef alan sistematik bir Mossad politikasının parçası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.