Gündem

İşçinin cebinden 5 bin 621 TL buhar oldu

Geçim mücadelesi derinleşiyor: Asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 5 bin 621 TL oldu.

DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) yayımladığı Ücret Kayıpları İzleme Raporu, 2025’in ilk on ayında Türkiye’de yaklaşık 17 milyon sigortalı işçinin yaşadığı toplam reel gelir kaybının 1 trilyon 789 milyar TL’ye ulaştığını ortaya koydu. Bu hesaplamaya yalnızca gelir ve damga vergisi ile zorunlu kesintiler dahil edildi; dolaylı vergiler hesaba katılmadı.

Ortalama ücretin yarısı eriydi

Rapora göre, ortalama ücret düzeyinde çalışan bir işçi Eylül 2025’te 18 bin 268 TL kayıp yaşadı. Bu kaybın 10 bin 873 TL’si enflasyondan, 7 bin 395 TL’si ise vergi ve kesintilerden kaynaklandı. Brüt 50 bin 670 TL olan ortalama ücretin net reel karşılığı 24 bin 801 TL’ye geriledi. Böylece ortalama ücretin yüzde 51’i erimiş oldu. Bu işçi grubunun on aylık toplam kaybı 106 bin 524 TL’ye ulaştı.

Asgari ücrette kayıp derinleşti

2025 yılı için net 22 bin 105 TL olarak belirlenen asgari ücrete ara zam yapılmaması kayıpları büyüttü. Eylül ayında yalnızca bir ayda yaşanan kayıp 5 bin 621 TL olurken, Ocak-Ekim dönemindeki toplam kayıp 74 bin 876 TL’ye çıktı. Ekim itibarıyla net asgari ücretin reel karşılığı 15 bin 783 TL’ye düştü. Asgari ücretin yüzde 28,8’inin enflasyon, vergi ve primlerle eridiği belirtildi.

Orta gelirli işçi de ağır kayıpta

Asgari ücretin 1,5 ila 3 katı seviyesinde gelir elde eden işçiler de ciddi kayıplar yaşadı. Asgari ücretin üç katı maaş alan bir işçinin Ekim ayındaki kaybı 40 bin 594 TL’ye ulaştı. Aynı işçi grubunun on aylık toplam kaybı ise 319 bin 697 TL olarak hesaplandı.

Vergi dilimleri kaybı büyütüyor

DİSK-AR, gelir vergisi tarifelerinin yeniden değerleme oranlarının gerisinde kalması nedeniyle işçilerin erken tarihte üst vergi dilimlerine geçtiğini, bu durumun kesintileri artırarak net maaşı azalttığını vurguladı.

Raporda “1 trilyon 789 milyar TL’yi aşan bu erime, işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor” denildi. “Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır; işçilerden alıp zenginlere aktarmaktadır” ifadesiyle ekonomik sistemin adaletsizliğine dikkat çekildi.