İngiliz gazetesi Financial Times (FT), ABD ve İsrail'in aylardır süren saldırılarına rağmen İran'ın balistik füze kapasitesini koruduğunu ve savaşın seyrini değiştirecek yeni taktikler geliştirdiğini yazdı. Gazeteye göre Tahran'ın hem teknoloji hem de operasyonel yöntemlerini yenilemesi, ABD'nin bölgedeki hava savunma sistemleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Analizde, ABD ve İsrail'in İran'ın füze altyapısını etkisiz hale getirmeyi hedefleyen saldırılarının beklenen sonucu vermediği belirtildi. Uzman görüşlerine yer verilen haberde, İran'ın yer altındaki füze üslerini yeniden faaliyete geçirdiği, hareketli fırlatma sistemlerini daha etkin kullandığı ve füze operasyonlarını değişen savaş koşullarına uyarladığı ifade edildi.
FT'ye göre İran, son dönemde eski balistik füze sistemleri yerine daha modern ve isabet oranı yüksek füzeler kullanmaya başladı. Manevra kabiliyetine sahip yeni nesil füzelerin, radar ve hava savunma sistemleri üzerinde daha büyük baskı oluşturduğu değerlendirmesi yapıldı.
Analizde ayrıca İran'ın saldırıların ilk aşamasında radar ve erken uyarı sistemlerini hedef almasının, ABD'nin Patriot ve THAAD gibi hava savunma sistemlerinin etkinliğini azalttığı öne sürüldü. İran'ın hareketli füze rampaları kullanması ve fırlatma taktiklerini değiştirmesi de dikkat çeken unsurlar arasında gösterildi.
Haberde, balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava araçlarının eş zamanlı kullanılmasının hava savunma sistemlerini zorladığı belirtilirken, Rusya'nın İran'a istihbarat desteği sağladığı yönündeki iddialara da yer verildi. Ancak bu desteğin boyutunun bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadığı vurgulandı.
FT analizinde, İran'ın füze kapasitesini korumasının ABD açısından yalnızca askerî değil, lojistik ve ekonomik açıdan da yeni zorluklar doğurduğu ifade edildi. Uzmanlar, uzun süreli operasyonların Patriot ve THAAD önleyici füze stokları üzerinde baskı oluşturduğunu, İran'ın ise daha düşük maliyetli füze ve İHA'larla bu baskıyı artırmayı sürdürdüğünü değerlendirdi.
Gazete, mevcut tabloya bakıldığında İran'ın füze kapasitesinin savaşın başındaki tahminlerden daha dayanıklı olduğunu ve ABD'nin bölgedeki askerî planlamasını zorlamaya devam ettiğini aktardı.