Gündem

İcra dosyaları 24,2 Milyonu, Takipteki alacaklar 572 Milyar TL’yi aştı

UYAP ve BDDK verileri, 2025’te icra dosyalarının 24,2 milyonu geçtiğini, bankaların takipteki alacaklarının 572 milyar TL’ye çıktığını gösterdi.

Türkiye’de artan yaşam maliyetleri ve düşen alım gücü, borçluluk göstergelerine de yansıdı. Ulusal Yargı Ağı Projesi ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından paylaşılan veriler, 2025 yılı sonunda icra ve banka borçlarında tarihi seviyelere ulaşıldığını ortaya koydu.

İcra ve iflas dosyalarında rekor seviye

UYAP verilerine göre, 28 Aralık 2025 itibarıyla icra ve iflas dairelerindeki toplam dosya sayısı 24 milyon 205 bin 787 oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam yaklaşık 22,4 milyon seviyesindeydi.

Yıl başından bu yana icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 10,6 milyonu aşarken, yalnızca Aralık ayında 909 binden fazla dosya sisteme eklendi. Günlük ortalama dosya girişi 30 bine yaklaşırken, dijital icra sistemi sayesinde işlemler hafta sonları da sürdü; pazar günü dahi 15 binden fazla yeni dosya kayda geçti.

Bankaların takipteki alacakları büyüyor

İcra dosyalarındaki artış, bankacılık sektöründeki risk göstergeleriyle paralel ilerledi. BDDK’nın 19 Aralık haftası verilerine göre, bankaların tahsil edemediği ve takibe aldığı alacak tutarı, bir haftada 3,1 milyar lira artarak 572 milyar 147 milyon liraya yükseldi.

Bu tutarın 423 milyar liralık kısmı için özel karşılık ayrılması, bankaların söz konusu alacakların tahsiline ilişkin temkinli yaklaşımını ortaya koydu.

Kartlı harcamalar ve nakit avans dikkat çekiyor

Bankalararası Kart Merkezi verileri de borçlanma eğilimindeki artışı gösterdi. Türkiye’de kredi kartı sayısı 142,3 milyona ulaşırken, kartlı ödemelerin toplam tutarı geçen yıla göre yüzde 48 artarak 2,2 trilyon lirayı aştı.

Vatandaşların nakit ihtiyacını karşılamak için başvurduğu nakit avans kullanımı, Kasım ayında 77,2 milyar lira olarak kayıtlara geçti.

Yargı ve finans sistemi üzerindeki yük artıyor

Uzmanlar, icra dosyalarındaki yoğunluğun yargı sistemi üzerindeki iş yükünü artırdığına, bankacılık verilerinin ise bireysel ve ticari borçluluğun ekonomide kalıcı bir baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor. 2025 sonu itibarıyla ortaya çıkan tablo, borç sarmalının hem hanehalkı hem de finans sektörü açısından kritik bir eşiğe ulaştığını gösteriyor.