Orta Doğu'da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerinin küresel deniz ticaretini etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, söz konusu girişimin uluslararası ticaret koridorunda serbest geçişi korumayı hedeflediği ifade edildi.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine vurgu yapan CENTCOM, dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin bu hat üzerinden gerçekleştiğini, ayrıca önemli miktarda yakıt ve gübre sevkiyatının da buradan yapıldığını bildirdi.
"Bölgesel güvenlik için zorunlu"
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, operasyonun savunma amaçlı olduğunu belirterek, “Bu misyona verdiğimiz destek, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi açısından zorunludur” ifadelerini kullandı.
Geniş kapsamlı askeri destek
Açıklamaya göre operasyonda güdümlü füze destroyerleri, 100’den fazla hava unsuru, insansız platformlar ve yaklaşık 15 bin asker görev alacak. Bu unsurların, ticari gemilere refakat etmesi ve geçiş güvenliğini sağlaması bekleniyor.
Diplomasi ve askeri koordinasyon birlikte yürütülecek
CENTCOM, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın uluslararası ortaklarla deniz güvenliği konusunda koordinasyonu artırmaya yönelik “Maritime Freedom Construct” adlı yeni bir girişim başlattığını da hatırlattı. Bu yapının, operasyonun uygulanmasında kritik rol oynayacağı belirtildi.
ABD basınında farklı değerlendirmeler
ABD basınında ise "Özgürlük Projesi"ne ilişkin farklı yorumlar yapıldı. Bazı değerlendirmelerde girişimin Hürmüz’deki tıkanıklığı çözebileceği ifade edilirken, bazı analizlerde ise mevcut hassas dengeleri etkileyerek yeni bir gerilim riskini artırabileceği vurgulandı.
Ortak görüş ise dikkat çekici: Girişim, ticari geçişleri güvence altına alma potansiyeli taşısa da bölgede küçük bir gerilimin dahi daha büyük bir çatışmaya dönüşebileceği bir süreçte hayata geçiriliyor.