Halkların Demokratik Partisi eski Milletvekilli Hüda Kaya, devletin artık siyasal ve hukuksal adımları atması gerektiğini söyledi.
"Barış yaşamın gerçekliği"
Barışın siyasetin tepeden aldığı bir kararla inşa edilemeyeceğini belirten Kaya, barışın önce bireysel iradede, yürek ve ruhlarda yer bulması ile gerçekleşebileceğini dile getirdi. Kaya, "Barış, ancak bilinçlerin, ruhların ve iradelerin elini taşın altına koymasıyla, dirençlerini ve taleplerini ortaya koymalarıyla kazanılabilir" dedi. "Barış, yaşamın kendisi ve gerçekliğidir" diyen Hüda Kaya, bundan dolayı kadın, çocuk, erkek, yaşlı, genç ayırmadan insanlarda bir barış bilinci olması gerektiğini, barış bilinci geliştikçe de bunun siyaset üzerinde baskı oluşturup, etkili olabileceğini söyledi.
"Kadınlar öncü rol oynamalı"
Barışın inşasında kadınların öncü rol oynamasının önemli olduğunu kaydeden Hüda Kaya, "Çünkü tüm savaşlarda en büyük bedelleri tarih boyunca kadınlar ödemiştir. En ağır acıları kadınlar yaşamış, en derin yaralar kadınların hayatında açılmıştır. Bundan dolayı barışın öncüsü kadınlar olmak zorundadır. Kadınlar öncülüğü yaparlarsa, barış ve demokratik toplum bayrağını eline alırlarsa, iradelerini ortaya koyarlarsa gerçek barışın o zaman daha kolay inşa edilebileceğini düşünüyorum" diye konuştu.
"Talepler Türkiye'nin tmamı için"
Kürtlerin yıllardır ortaya koyduğu siyasal, sosyal ve toplumsal bir direncin olduğunu kaydeden Kaya, "Bu süreçte ortaya konulan irade ve talepler yalnızca Kürt halkı için değildir. Çünkü önceki süreçlerden de görüyoruz ki bu talepler Türkiye'nin tamamı için. Hatta bölgesel savaşların ortadan kalkması ve farklı parçalardaki coğrafyalarda yaşayan Kürtlerin ve halkların özgürlük, eşitlik ve barış içinde yaşaması içindir. Bu nedenle bu taleplerin dikkate alınmaması, bu gerçekliğin reddi anlamına gelir ki bu gerçekliğin dışında kalınması gereken bir durumdur. Şu anda süreç bu anlamda devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Kürt hareketinin adımlarına karşı devletin bu konudaki isteksizliğine işaret eden Kaya, "Bir yıldan fazladır devam eden süreci kimileri atılan adımların son derece yetersiz olduğunu düşünerek eleştirirken; kimileri ise çok hızlı yol alındığını ifade ederek eleştirmektedir. Ancak süreci kendi akışı ve doğallığı içerisinde değerlendirdiğimizde, Kürtler tarafından ve örgüt tarafından çok ciddi adımların atıldığını görmekteyiz" diye belirtti.
"Yasalar netleşmeli"
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Abdullah Öcalan hakkında verdiği "umut hakkı" ihlali kararını hatırlatan Hüda Kaya, şöyle devam etti: "Geldiğimiz noktada artık sosyolojik, toplumsal, siyasal, hukuksal ve etik anlamda çok ciddi bir beklenti oluşmuştur. Devletin, siyasal olarak da hukuksal olarak da bir adım atması gerekmektedir. Atılan bu adımlar anayasal güvence altına alınmalı; hem süreç güvenceye kavuşturulmalı hem de toplumun beklentisi olan siyasal özgürlükler ile mevcut adaletsizliklerin giderilmesi ve telafi edilmesi noktasında somut düzenlemeler yapılmalıdır. Yasaların artık netleşmesi gerekmektedir. Gelinen nokta budur ve bu kaçınılmazdır. Çünkü düğüm artık buradadır. Yasal olarak atılması gereken adımlarla tıkanan damar açılacak, süreç daha akışkan hâle gelecek ve daha rahat ilerleyebilecektir."





