İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) yaptığı araştırma, hayat pahalılığının tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisini ortaya koydu. "İstanbul'da Sürdürülebilir Tüketim Algısı" başlıklı araştırmada, ekonomik baskının çevreci tüketim tercihlerini doğrudan etkilediği görüldü.
Araştırmaya katılanların yüzde 67,1'i "sürdürülebilir tüketim" kavramını daha önce hiç duymadığını belirtirken, kavram açıklandıktan sonra katılımcıların yüzde 46,3'ü bu yaklaşımı kendilerine yakın bulduğunu ifade etti.
Ekonomi sürdürülebilirliği ikinci plana itti
"Yaşam maliyetlerindeki artış tüketim alışkanlıklarınızı nasıl değiştirdi?" sorusuna katılımcıların yüzde 34,5’i "Daha bilinçli tüketime yöneldim, daha az alıyor ve daha iyi seçiyorum" yanıtını verdi.
Katılımcıların yüzde 22'si fiyat odaklı karar vermeye başladığını ve sürdürülebilirliğin ikinci plana düştüğünü belirtirken, yüzde 21,8’i ise daha az tüketimin bilinçli tercihten değil ekonomik zorunluluktan kaynaklandığını söyledi.
İsraf algısında ilk sırada zaman var
Araştırmada katılımcılara gündelik hayatta en çok neyi israf ettikleri de soruldu. Yüzde 29,5’i "zaman israfı" yanıtını verirken, aynı oranda kişi ise hiçbir şeyi israf etmediğini savundu.
Katılımcıların yüzde 29'u gereğinden fazla kıyafet almayı, yüzde 20,8’i ise tabakta yemek bırakmayı israf olarak tanımladı.
Tamir kültürü sürüyor
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de tamir ve yeniden kullanım alışkanlıklarının sürmesi oldu. Katılımcıların yüzde 48,7'si bozulan bir ürünü önce tamir ettirmeyi düşündüğünü belirtirken, yüzde 35,3'ü ürünü kendi imkanlarıyla tamir etmeyi denediğini söyledi.
Bozulan ürün yerine doğrudan yenisini satın aldığını belirtenlerin oranı ise yalnızca yüzde 2’de kaldı.