Hatimoğulları, DEM Parti Kars Kadın Meclisi tarafından Kars’ta düzenlenen "Barış ve Demokratik Toplum için Kadın Buluşması" etkinliğinde konuştu. Hatimoğulları, barış sürecindeki gecikmelerin toplumda kaygı yarattığını belirterek, "Süreç uzadıkça bu süreci destekleyenlerin sürecin olumlu sonuçlanacağına dair inancında kimi zayıflıklar ortaya çıkıyor" dedi.

Hatimoğulları, “Farklılıklarla bir arada yaşamayı bilenler barış çağrısının ne anlama geldiğini en iyi bilenlerdir. Bizler Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın gerçekleşmesinin anlamını sadece Türkiye coğrafyası açısından değil, Ortadoğu coğrafyası açısından da son derece önemli buluyoruz. Bugün Ortadoğu coğrafyası yüzyıllardır savaşlarla kanayan bir coğrafya; her gün kan ağlıyor. Filistin kan ağlıyor; Lübnan, Irak, İran, Afganistan, Kürdistan, Türkiye savaş ve çatışmalardan kan ağlayan bir coğrafya ve emperyalist güçler bizleri çatıştırarak, toplumumuzu farklı halklar ve inançları birbiriyle çatıştırarak ne yazık ki kendi sömürgeci anlayışlarını burada bu şekilde sürdürüyorlar. Oysa bizlerin Sayın Öcalan'ın gerçekleştirmiş olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı büyütmek istememizin en büyük sebebi; Türkiye'de barışı inşa etmek, savaşı ve çatışmayı bitirmek, aynı zamanda Ortadoğu halkları arasında da barış ve kardeşlik köprüsünü asla yıkılmayacak bir şekilde yeniden ve yeniden güçlendirmektir” ifadelerini kullandı.

Barış ve demokratik toplum vurgusu

Ortadoğu’daki savaş ve çatışma ortamına dikkat çeken Hatimoğulları, bölge halklarının uzun yıllardır ağır bedeller ödediğini söyledi. Farklı halklar ve inanç grupları arasında barışın güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yalnızca Türkiye için değil, tüm Ortadoğu açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Kadınların savaş ortamlarında ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Hatimoğulları, Ezidi ve Afgan kadınların yaşadıkları örnekler üzerinden uluslararası kadın dayanışmasının önemine işaret etti.

Hatimoğulları,"Ortadoğu’da kadınların maruz kaldığı ağır hak ihlallerine ve köle pazarlarında satılmalarına kadar varan insanlık dışı uygulamalara dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, uluslararası kadın dayanışmasının bu karanlık tabloya karşı en güçlü ses olduğunu ifade etti. Tülay Hatimoğulları, “Savaşları biz o kadar ağır yaşıyoruz ki bu bölgede. Ezidi kadınlar, Suriye'de Arap Alevi kadınlar 21. yüzyılda, biliyor musunuz, kaçırıldılar. Erkeklere satıldılar köle pazarlarında. Ne zaman? Yeni, 21. yüzyılda. Biz kadınların pazarlarda satıldığını, internet üzerinden satıldığına tanıklık ettik ve bu çağda tanıklık ettik. Bu çok kara bir tablo, çok utanç verici bir tablo. Afganlı kadınlardan bahsetmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz sene Süleymaniye'de bir kadın konferansı düzenlendi; Nada'nın düzenlediği bir konferans. Bu örneği bu toplantıların hepsinde özellikle anlatmak istiyorum. Katıldığım bütün kadın toplantılarında Afganlı kadınların sesini duyurmak istediğim için bu örneğin altını ısrarla çiziyorum. Nada demek Orta Doğu ve Kuzey Afrika Kadın Koalisyonu; Orta Doğu ve Afrika'dan 18 ülkenin katıldığı bir konferans, bir oluşum. Ve bu oluşumun konferansı Süleymaniye'de gerçekleştiğinde 18 ülkeden renkleri, tenleri, dinleri, mezhepleri, etnisiteleri farklı çok sayıda kadın delege vardı. Bir de Afganlı kadınlar vardı. Konferans 3 gün sürdü ve 3 gün boyunca Afganlı kadınlar alçıdan yapmış oldukları ince bir maskeyi yüzlerine koyarak o konferansa katıldılar. O alçıların üzerinde Arapça ile yazılmış bazı sloganlar, özgürlük sloganları, kadınların yaşam hakkı sloganı yazıyordu” dedi.

Süreçte tıkanıklık mesajı

Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının ardından toplumda çözüm ve demokratikleşme yönünde beklenti oluştuğunu söyledi. Parlamentoda kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını hatırlatan Hatimoğulları, kamuoyunun siyasi ve hukuki adımlar beklediğini ifade etti.

Süreçte tıkanıklıklar yaşandığını belirten Hatimoğulları, buna rağmen barış için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. Devletin ve iktidarın henüz somut adımlar atmadığını savunan Hatimoğulları, barışa olan toplumsal inancın bu nedenle zayıfladığını dile getirdi.

Barış annelerine vurgu

Barış Anneleri’nin Ankara’da siyasi partilerle gerçekleştirdiği görüşmelere değinen Hatimoğulları, annelerin siyasi liderlere beyaz tülbent hediye ettiğini söyledi. Barışın büyük emek ve sabır gerektirdiğini ifade eden Hatimoğulları, "Barışı tıpkı bir iğne oyası gibi ilmek ilmek işleyeceğiz" diye konuştu.

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine de dikkat çeken Hatimoğulları, kadınların savaş ve çatışma ortamlarında daha fazla mağdur olduğunu belirtti. Gülistan Doku ve Rojin Kabaş dosyalarını hatırlatan Hatimoğulları, kadınlar için adalet çağrısında bulundu.