Gündem

Hatimoğulları: İktidar oyalayıcı bir tutum içinde

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, barış sürecine ilişkin iktidarı eleştirerek somut adım çağrısı yaptı; 1 Mayıs gözaltılarına da tepki gösterdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada barış süreci, ekonomi ve güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

1 Mayıs gözaltılarına tepki

1 Mayıs öncesi yapılan gözaltılara değinen Hatimoğulları, bu duruma tepki göstererek gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Hatimoğulları, işçi haklarına yönelik müdahalelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

"iş kazası değil iş cinayeti"

İşçi sağlığı ve güvenliği konusuna dikkat çeken Hatimoğulları, 2025 yılında binlerce işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, bu ölümlerin "iş kazası değil iş cinayeti" olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde ise yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Adalet ve soruşturmalar

Adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, faili meçhul dosyaların etkin şekilde araştırılması gerektiğini ifade etti. Bazı dosyaların yeniden açılmasının önemli olduğunu belirten Hatimoğulları, sürecin "vitrine dönüşmemesi" gerektiğini vurguladı.

"Kesilen nefes borularından biri de adalettir. Ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki, adliye saraylarının kapısına girdiğimizde kocaman bir adalet yazısı görürsünüz. Ama adaleti herkes her yerde arıyor. Çünkü adalet yok ve adalet o tabelalarda soğuk harfler olarak duruyor. Gerçek bir adalet artık herkesin aradığı bir şeye dönüşmüş durumda. Şimdi Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Birimi kuruluyor. Kurulsun, araştırılsın elbette. Gülistan Doku dosyasının yeniden açılması, faili meçhuller konusunda adım atılması son derece önemli. Bakın yine buradan şunun altını önemle çizmek istiyorum; Gülistan'ın arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın ölümü mutlaka araştırılmalıdır. Rojin Kabaiş başta babası, ailesi olmak üzere kadın hareketinin aylardır gündemden düşürmediği konu. Rojin Kabaiş için adalet talebi mutlaka sağlanmalı. Ancak buradan şunu açıkça ifade etmeliyim ki bu soruşturmalar bir vitrine dönüşmemeli. Dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğiniz şey gökten inen bir karanlık değil. Bu sistemin ürettiği, koruduğu, sakladığı karanlığın ta kendisidir."

"İktidarın aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde"

27 Şubat’ta yapılan "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"na değinen Hatimoğulları, bu çağrının önemli bir eşik oluşturduğunu ifade etti. Sürece ilişkin değerlendirmesinde iktidarı eleştiren Hatimoğulları, "iktidarın aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde olduğunu" söyledi.

Hatimoğulları, barış sürecinde somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, gecikmenin provokasyon riskini artırabileceğini dile getirdi.

"Somut adım atılsın" çağrısı

Konuşmasının devamında iktidara çağrıda bulunan Hatimoğulları, sürecin netleşmesi ve ilerlemesi için adım atılması gerektiğini ifade etti. Hatimoğulları, barışın sağlanmasının demokratikleşme açısından önemli olduğunu belirterek, "onurlu barış" vurgusu yaptı.

"Madem dış güçler diye bir tehdit algınız var, o zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. Bunun altını defalarca kez çizdik. İktidar artık Nasrettin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit, tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemeli. Meclis Komisyonu’nun nihai raporunu, eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Adım atılsın ki bu ülkede onurlu bir barış sağlansın. Biz buradan bir kez daha teyit ediyoruz ki, ne olursa olsun onurlu bir barışın mücadelesini vermeye, onurlu bir barışı toplumla beraber örmeye ve örgütlemeye devam edeceğiz."

DEM Parti olarak sürece destek vermeye devam edeceklerini ifade eden Hatimoğulları, barışın toplumsal uzlaşıyla inşa edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.