DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada CHP’de yaşanan "mutlak butlan" sürecine sert tepki gösterdi. Hatimoğulları, söz konusu kararın yalnızca CHP’yi değil, Türkiye’deki demokratik ve sivil alanı bütünüyle tehdit ettiğini söyledi.
"Demokratik siyasetin yeniden dizayn edilmesidir"
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararını değerlendiren Hatimoğulları, bunun bir parti içi tartışmanın ötesinde olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bugün CHP'ye mutlak butlan atamasıyla demokratik siyasetin yeniden dizayn edilme örneklerinden biridir. Şimdi oluşturdukları yeni bir yönetim zümresiyle, vesayet rejimine dönüşmüş durumdalar."
Hatimoğulları, asıl meselenin kimin hangi görevde bulunacağı değil, Türkiye’de demokrasinin geleceği olduğunu ifade etti.
"Türkiye sadece derin bir ekonomik krizin içinde değil, demokrasi krizinin dibini yaşıyoruz. Hukuk krizinin dibini yaşıyoruz. Bakın, bu kürsüden çokça ifade ettik. Bugün yeniden ifade etmek isterim. Cumhuriyet tarihi boyunca halk iradesi kimi zaman darbelerle kimi zaman olağanüstü hukukla, kimi zaman yargı kararlarıyla baskılanmıştır. Zaman zaman sekteye uğratılmıştır. Bugün CHP'ye mutlak butlan ataması demokratik siyasetin yeniden dizayn edilme örneklerinden biridir. Askeri vesayet rejimine karşı çıkanlar şimdi oluşturdukları yeni bir yönetim zümresiyle, otoriter bir zümreyle vesayet rejimine dönüşmüş durumda. Böyle bir tablo içinde CHP ve mutlak butlan tartışması bir parti içi kriz, bir koltuk kavgası ya da güncel bir siyasi çekişmenin çok ama çok ötesinde. Ve biz şuna inanıyoruz. Asıl mesele kimin nerede, hangi koltukta oturacağı ya da oturduğu değil. Asıl mesele Türkiye açısından demokrasinin nereye oturacağıdır. Siyasal rekabet sandıkta mı kurulacak, mahkeme koridorlarında mı? Halkın, üyelerin, delegelerin, seçmenlerin iradesi mi esas alınacak? Yoksa yargı eliyle siyaset yeniden mi dizayn edilecek?"
"Mahkemeler yetkilerini aşmıştır"
Kararın demokratik işleyişe zarar verdiğini savunan Hatimoğulları, yargının siyasete müdahale ettiğini öne sürdü.
"CHP'ye mutlak butlan kararı demokratik ve sivil alanı komple tehdit etmektedir. Mahkemeler yetkilerini aşmışlardır, bunlar basitçe geçilecek konular değildir. Demokrasinin az da kalan kırıntılarının kalbine bu uygulamalarla hançer saplanmıştır."
Barış süreci için çerçeve yasa çağrısı
Konuşmasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de değinen Hatimoğulları, sürecin ilerleyebilmesi için yasal zeminin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Çerçeve yasanın barışın kurumsallaşması açısından kritik önemde olduğunu belirten Hatimoğulları, gecikmelerin toplumdaki güven duygusunu zayıflattığını ifade etti.
Hatimoğulları, DEM Parti İmralı Heyeti'nin AK Parti ile yaptığı görüşmede de özel yasa talebini gündeme getirdiğini aktararak, sürecin hukuki güvenceye kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.
"Çerçeve yasanın geniş ve kapsayıcı olması son derece önemli. Çatışmalı süreçten demokratik sivil bir döneme geçişin zeminini oluşturabilmeli. Kürt sorununu terör ve güvenlik isimli daireden çıkarıp barış ve eşitlik, kardeşlik zeminine kavuşturmalı. Çatışma süreçlerinin kök nedenini ortadan kaldırmak için bir geçiş sürecine hizmet edebilmeli. Bu yasa mutlaka hukuki sonuçlar üretmeli. Çerçeve yasanın kapsayıcı karakteri 86 milyona nefes aldıracak, barış çabalarını büyütecek bir ilk adım olarak görülmeli. İkinci adımda çerçeve yasayla birlikte sürecin kurumsallaşmasına doğru güçlü bir adım atılabilir. Barışın inşası için devreye alınacak gerekli mekanizmalar süreci öngörülebilir hale getirebilir. Kurumsallaşmış süreç de barışın sigortası olur. Üçüncü adımda barışın yaşamsal hale gelmesi için Sayın Öcalan'ın rolü ve konumunun mutlaka tanımlanması lazım. Bundan kaçınılamaz. Bu adımda yani üçüncü adımda çerçeve yasanın hayata geçirilmesi, pozitif barışın eşiğinin geçilmesi konusunda ciddi anlamda bir yol alınmış olur. Bu eşiği atlamak bizlerin elindedir. Parlamentonun elindedir. Ama en önemli sorumluluk da iktidardadır. Çünkü bütün toplum biliyor ki yasanın çıkması için iktidarın öncelikle bu yasaya evet demesi gerekiyor. Çünkü çoğunluk kendilerinde. Parlamentodan çıkacak bir yasa için başta AKP olmak üzere Cumhur İttifakı'nın artık elini taşın altına koyması lazım. Yasama sürecini bu anlamıyla başlatması lazım."
"Nafaka hakkı kadınların yaşam güvencesidir"
Tülay Hatimoğulları, Anayasa Mahkemesi'nin nafaka düzenlemesine ilişkin kararını da eleştirdi.
Kadınların ekonomik güvencelerinin hedef alındığını savunan Hatimoğulları, "Nafaka hakkı az da olsa, kadınların yaşam güvencesidir. Kadınların kazanılmış haklarına yönelik bir saldırıdır. Haklarımızı asla pazarlık konusu yaptırmayacağız" dedi.
Demokratik dönüşüm konferansına destek
Hatimoğulları, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek "Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı"nı da önemli bir toplumsal girişim olarak değerlendirdi.
Konferansın demokrasi, barış ve ortak yaşam arayışlarına katkı sunacağını belirten Hatimoğulları, demokratik cumhuriyet hedefini vurgulayarak, "Yolu meşakkatli olsa da demokratik cumhuriyeti mutlaka inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.





