DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Meclis gündemindeki çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, DEM Parti heyetinin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakatın yasaya eksiksiz şekilde yansıması gerektiğini belirterek, çerçeve yasanın geniş bir uzlaşıyla hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Yasanın günlük siyasi tartışmaların ötesinde kalıcı bir çözüm zemini oluşturması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, "Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Çerçeve yasanın kapsamı ve içeriği mutabakatla belirlenmeli ki uygulamada karşılık bulsun, kağıt üzerinde kalmasın." dedi.
Öcalan için görüşme çağrısı
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın süreci ilerletebilmesi için gerekli hukuki koşulların oluşturulmasını istedi.
Gazeteciler, hukukçular, siyasetçiler, kadın örgütleri ve sivil toplum temsilcilerinin İmralı'ya giderek görüşebilmesi gerektiğini savunan Hatimoğulları, yasal düzenlemelerin bu doğrultuda hazırlanmasını talep etti.
Tarım politikalarını eleştirdi
Konuşmasının önemli bölümünü ekonomik sorunlara ayıran Hatimoğulları, artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerin üretimde zorlandığını söyledi.
İktidarın ithalata dayalı tarım politikası izlediğini öne süren Hatimoğulları, üreticiye taban fiyat garantisi verilmesi, mazot, gübre ve yem gibi temel girdilerin desteklenmesi, çiftçi borçlarının yeniden yapılandırılması ve üretim planlamasının yerli üretim esas alınarak yapılması gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, "Türkiye'de tarımı yeniden diriltmek için yapılması gerekenler. Bu kürsülerden çok ifade ettik. Burada altını bir kez daha çizeceğim. Üreticiye taban fiyat garantisi verilmeli. Girdi maliyetleri yani gübre, mazot, yem, elektrik, sulama doğrudan sübvanse edilmeli. Üretici kooperatifleri güçlendirilmeli. Küçük ölçekli çiftçiler faizsiz destekleme kredileri sağlanmalı onlara. Çiftçinin banka ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçları belli ölçeklerde silinmeli ve bazı borçlar faizsiz bir şekilde yapılandırılmalı, icra baskısına da son verilmelidir. Üretim planlaması bilimsel bir veriyle ve üretici örgütlerle birlikte ithalata değil, yerli üretime dayalı yapılmalı. Üretici ve tüketici arasındaki aracı zinciri azaltılmalı, gıda tedarik zincirleri yeniden düzenlenmeli. Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin başarıyla sonuçlanma bu açıdan da çok önemli değerli Türkiye halkları. Bakın barış sağlanınca boşaltılan binlerce köy, mezra, mera yeri buralara geri dönüş teşvik edilmeli. Özel olarak bunun çalışması yürütülmeli. Mayınlı araziler tamamen temizlenmeli ve tarıma açılmalı. Tarım ve hayvancılık burada yeniden canlandırılmalı. Ve buradan değerli çiftçi kardeşlerime, günlerce süren hengameden sonra 23.552 TL’ye mahkum edilen emekli yurttaşlarımıza, asgari ücretli ücrete mecbur edilen asgari ücretli kardeşlerime sesleniyorum.” diye konuştu.
Gülistan Doku soruşturmasına dikkat çekti
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, dosyada yürütülen soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini savundu.
Soruşturmanın yalnızca kayıp bir kişinin akıbetini değil, kamu görevlilerine yönelik iddiaların da aydınlatılmasını kapsadığını belirten Hatimoğulları, davanın takipçisi olacaklarını söyledi;
“Her gün Gülistan Doku davasıyla ilgili yeni haberlerle uyanıyoruz. Gülistan Doku davasında yalnızca kaybedilmiş genç bir kadın görmüyoruz. 6 yılı aşkın süredir hakikatin önüne örülen kalın bir duvar görüyoruz. Bu ülkenin adaleti kayıp bir kadının izini ne kadar cesaretle sürdüğüyle ölçülür. Gülistan'ın izini sürmek yerine dijital izlerin silindiği, hastane kayıtlarının karartıldığı, kamu gücünün bazılarını korumak için kullanıldığına dair ağır gerçeklerle karşı karşıyayız. Bugün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşinin, oğlunun, polislerin ve kamu görevlilerinin soruşturma kapsamında tutuklanması sıradan bir gelişme değil. Soruşturma, kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme, suçluyu kayırma gibi vahim durumları kapsıyor. Bu tablo aynı zamanda Süleyman Soylu döneminin özetidir. Bu dönem bütünlüklü olarak mercek altına alınmalıdır. Devlet gücünü kullanarak suç işlediği ya da suçu örttüğü iddia edilen her kimse hesap vermelidir. Nadira Kadirova, Yeldana Kahraman, İpek Er, Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz ve bunun gibi nice isimler. Bu kadınların her birinin hikayesi aynı erkek egemen düzen tarafından yaralanmış hayatlardır. Şiddet gören, kaybedilen, adalete ulaşmayan, ulaşamayan her kadın biraz Gülistandır, biraz ipek, biraz da Rojin'dir. DEM Parti ve kadın meclisimizle beraber dün olduğu gibi bugün de Gülistan Doku, Rojin Kabaiş ve bütün katledilen kadınların davalarını sonuna kadar takip edeceğiz. Kadın, yaşam, özgürlük , jin jiyan azadi felsefemizden asla ödün vermeyeceğiz."
Çocuklara yönelik yasa teklifine tepki
Meclis gündemindeki çocuklara ilişkin yasa teklifini de değerlendiren Hatimoğulları, düzenlemenin çocukları korumaktan çok cezaları artırmaya odaklandığını ileri sürdü.
Çocuk suçluluğunun önlenmesi için eğitim, sosyal destek ve güvenli yaşam koşullarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, partisinin bu kapsamda Çocuk Bakanlığı kurulmasını önerdiğini ifade etti;
"Türkiye'de çocuk yaşta akranlarını hayattan koparan cinayetler gerçekleşmedi mi? Gerçekleşti. Doğrudur. Tanıklık ettik bunlara. Kesinlikle başta aileleri olmak üzere. Bütün toplum için, bizler için bu çok büyük bir acı. Çok çok büyük bir acı. Telafisi zor bir acı. Bunun farkındayız. Ve bu ailelerin acısını bütün kalbimizde hissediyoruz. Bu ailelerin acısını yürekten paylaşıyoruz. Bunun çözümü çocuklara daha fazla ceza yağdırmak değil, çocukları buna sürükleyen kök nedenleri ortadan kaldırmaktır. Okul, eğitim, oyun alanı ve güvenli bir hayat sağlayarak çocukların suç işlemesinin önüne geçilebilir pekala. Burada devlete ve topluma çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bakın değerli halkımız DEM Parti olarak tam da bu yüzden meclise bir kanun teklifi sunduk. Çocuk Bakanlığı kurulsun dedik. Çocuk hakları tek çatı altında korunsun ve çocuklara yönelik ihlaller engellensin dedik. Ümit ediyoruz ki şimdi Genel kurula gelecek olan bu yasa bu şekliyle geçmez ve önerdiğimiz düzenlemeler çerçevesinde geçer. Biz bunu başarabilirsek çocuklara büyük bir iyilik yapmış ve toplum için hayırlı bir iş yapmış oluruz. Buradan bir kez daha bütün milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum. Bu yasaya el kaldırırken gözden geçirin ve özellikle çocukları koruyan, çocukları suça iten sebepleri ortadan kaldıran bir çerçevede çıkması için elinizi taşın altına koyun diyorum”
Kongre hazırlıkları sürüyor
Hatimoğulları, DEM Parti'nin 20 Eylül'de gerçekleştireceği büyük kongre hazırlıklarının sürdüğünü belirterek, kongrede demokrasi, barış, adalet ve özgürlük başlıklarının ön planda olacağını söyledi.