Günün son ışığı, toprağın damarlarına kadar işlemiş. Ufuk çizgisi kızıl bir alev gibi yanarken, atın silueti bu yanığın tam ortasında duruyor.. Ne poz veriyor, ne de farkında izlenişinin; yalnızca varlığını sürdürüyor; doğal, sade, ama kusursuz bir dengeyle.
Işık, gövdesinin kıvrımlarında geziniyor, her ayrıntıyı bir anlık parıltıya dönüştürüyor. Gölgesi toprağa uzadıkça, fotoğrafçı için zamanın sınırı siliniyor. Deklanşörün ucunda bir sessizlik, gün yorgun, zaman kızıl.
Bir kareye sığan şey, sadece bir at değil; günün vedası, toprağın nefesi ve ışığın son dokunuşudur.
Foto: Şeyhmus Çakırtaş