Sonbahar, zamanın hafızasına usulca düşer. Yapraklar sararıp toprağa serildiğinde, zaman yavaşlar; rüzgâr eski hikâyeleri duvar diplerinden toplar. Gökyüzü alçak, ışık kırılgandır. İnsan, cebinde biraz hüzünle yürür; her adımda bir veda, her durakta sessiz bir kabulleniş vardır. Sonbahar, gürültüsüz bir öğretmen gibi, geçmenin de kalmanın da aynı incelikte mümkün olduğunu fısıldar.
Foto: Şeyhmus Çakırtaş