HTŞ’nin Seçim Kavramına Yaklaşımı: “Meşruiyet Aracı Olarak Sandık”
Fehim Taştekin’e göre HTŞ, seçim kavramını “halk iradesini yansıtmak” için değil, yeni rejimin kendi varlığını onaylatmak için kullanıyor.
Taştekin videoda, HTŞ’nin oluşturduğu yapının halktan kopuk ve tepeden inme bir yönetim anlayışıyla şekillendiğini vurguluyor:
“HTŞ’nin seçim dediği şey, aslında bir atama sistemidir. Sandık var ama halk yok. Oylama var ama seçenek yok.”
Yeni rejim, “Atanmış Halk Meclisi” veya benzeri yapılar üzerinden, halkın katılımını göstermelik kılan bir sistem kurmuş durumda. Bu sistemde adaylar, propaganda araçları ve denetim mekanizmaları HTŞ’nin kontrolünde.
Sistemin Çarpıklıkları: Denetim Yok, Katılım Sınırlı
Taştekin’in aktardığına göre, HTŞ’nin önerdiği seçim modeli dört temel çarpıklık içeriyor:
• Aday belirleme HTŞ’nin elinde: Halkın aday olma özgürlüğü kısıtlı, muhalifler dışlanıyor.
• Oy verme sembolik: Kimlerin oy kullanacağı belirleniyor. Sonuçlar HTŞ’nin kontrol ettiği yapılarca “onaylanıyor”.
• Denetim mekanizmaları yok: Sandık güvenliği ve itiraz süreçleri rejim kontrolünde.
• Bilgi tekeli: Medya ve propaganda kanalları sadece rejim lehine çalışıyor.
Taştekin, bu tabloyu “demokrasi makyajı altında otoriter kontrol” olarak nitelendiriyor.
Eski Rejimle Karşılaştırma: Sadece Gösteri Biçimi Değişti
Videoda Taştekin, HTŞ’nin yaklaşımını eski Suriye rejimiyle de kıyaslıyor.
Eski rejimde bile sembolik de olsa bir rekabet ve halk katılımı görünümü bulunduğunu hatırlatıyor. HTŞ’nin sistemi ise bunu dahi ortadan kaldırmış durumda:
“Eskiden en azından bir sahne vardı; şimdi sahne bile yok. Seçim artık halkın değil, rejimin performansı.”
Bu yönüyle HTŞ’nin sisteminin, “eski rejimin yeniden üretilmiş versiyonu” …
Seçimlerle Meşruiyet Arayışı: Halksız Onay Mekanizması
Taştekin, seçimlerin HTŞ tarafından “meşruiyet üretme aracı” olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rejim, sandığı halkın iradesiyle değil, kendi kontrolündeki bir onay mekanizması olarak işliyor.
Amaç, hem iç kamuoyuna hem de dış dünyaya “halk desteği var” mesajı vermek.
“Bu seçimle meşruiyet arıyorlar; ama halk yoksa meşruiyet de yok.”
Art Niyetli Bir Şaka: “Demokrasi Taklidi”
Videoda Taştekin, seçim sürecini “halksız demokrasi” olarak tanımlıyor.
Sistemin, halkı siyasetten uzaklaştırırken kendi gücünü pekiştirmeyi amaçladığını vurguluyor.
“Seçim kavramı büyülü bir şeydir. Ama halk iradesine dayanmıyorsa, o seçim değil, bir sahnelemedir.”
Taştekin’e göre, bu yaklaşım halkın siyasete güvenini de zedeliyor ve Suriye’nin geleceğinde kalıcı demokratik dönüşüm umutlarını törpülüyor.
Sonuç: Meşruiyet Arayışı, Halkın Yokluğunda Boşlukta Kalıyor
Fehim Taştekin’in analizine göre HTŞ’nin seçim girişimi, “demokratik bir süreç” değil, rejimin kendi varlığını sürdürme stratejisi.
Taştekin, halkın yok sayıldığı bir seçim sisteminin meşruiyet üretemeyeceğini, aksine siyasal çöküşü hızlandıracağını söylüyor.
“Bu seçim, halkın değil, rejimin karikatürüdür.
Fehim Taştekin’in videosunun tamamını izlemek için linki tıklayınız.
https://youtu.be/Y6p_D4bOpHQ?si=v_0dMBLQuMPwVduC
dogupost