2025’in son haftalarında düşüş eğilimine giren ihtiyaç kredisi faizleri, yeni yılın ilk günleriyle birlikte yeniden sert yükselişe geçti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizinde yaptığı indirimlere rağmen, bireysel kredi faizlerindeki artış dikkat çekti.
TCMB verilerine göre, 26 Aralık 2025 haftasında yüzde 46,37 seviyesinde bulunan ortalama ihtiyaç kredisi faizi, 2 Ocak haftasında yüzde 54,48’e yükseldi. Artış 9 Ocak 2026 haftasında hızlanarak yüzde 63,53 ile dört ayın zirvesine ulaştı. Vergilerle birlikte ihtiyaç kredisinin yıllık maliyeti yüzde 80’in üzerine çıktı.
Kredi talebi yavaşladı
Faizlerdeki sert yükseliş kredi hacmine de yansıdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 2 Ocak haftasında 2 trilyon 205 milyar TL olan ihtiyaç kredisi hacmi, 9 Ocak haftasında yalnızca 7 milyar TL artarak 2 trilyon 212 milyar TL’ye çıktı. Bu artış, son üç haftanın en düşük kredi büyümesi olarak kaydedildi.
Faiz makası açılıyor
Aynı dönemde ticari kredi faizleri yüzde 52 seviyelerinde seyrederken, 1–3 ay vadeli TL mevduat faizleri yüzde 38–45 bandında kaldı. Böylece bireysel tüketicinin borçlanma maliyeti, hem ticari kredilerin hem de mevduat getirilerinin belirgin biçimde üzerine çıktı. Uzmanlar, kredi ve mevduat faizleri arasındaki bu dengenin bireysel krediler aleyhine bozulduğuna dikkat çekiyor.
Reel faiz dikkat çekiyor
TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu yüzde 30,89 olarak açıklamasına karşın, kredi faizlerinin yüzde 60’ın üzerine çıkması reel faiz tartışmalarını da beraberinde getirdi. TCMB’nin 2026 sonu enflasyon tahmini ise yüzde 16 seviyesinde bulunuyor.
Gözler Merkez Bankası’nda
Piyasalarda, 22 Ocak 2026’da yapılacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantısında 150 baz puanlık yeni bir faiz indirimi beklentisi öne çıkıyor. Ancak ekonomistler, politika faizindeki olası indirimin bireysel kredi faizlerine ne ölçüde yansıyacağının belirsizliğini koruduğunu vurguluyor.
Öte yandan mevduat faizlerinde düşüş eğilimi sürüyor. 1 aya kadar vadeli ortalama mevduat faizi yüzde 44,70’e, 1–3 ay vadeli faizler ise yüzde 45,79’a gerileyerek son iki yılın en düşük seviyelerine yaklaştı. Bu tablo, kredi piyasasında sıkılaşmanın 2026’nın başında yeniden güç kazandığına işaret ediyor.