DİTAM’ın "Diyarbakır Yerel Hizmetleri İzleme Ağı Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Yolunda Diyarbakır" başlığıyla düzenlediği toplantıya DEM Parti, CHP ve DEVA Partisi milletvekilleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, sivil toplum temsilcileri, meslek odaları ve akademisyenler katıldı.
"Planı birlikte hazırladık"
Açılışın ardından konuşan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, 2025-2029 stratejik planının ortak akılla hazırlandığını belirterek, "Yaşamın her alanına dair planlamaları birlikte yaptık. Kültürden sanata, ekolojiden çocuk alanlarına kadar eksikleri tespit ederek planlamayı buna göre oluşturduk" dedi.
Planın tamamlandığını ancak asıl önemli olanın uygulama süreci olduğunu vurgulayan Hatun, "2025’ten 2029’a kadar olan stratejik planlamamızı yaptık. Planın içeriğine dair detaylar paylaşılacak, ancak esas tartışılması gereken uygulamadır" ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilir şehirler ve eksikler
İlk oturumda sunum yapan akademisyen Dr. Cuma Çiçek, Diyarbakır'ın sürdürülebilir şehirler hedefi doğrultusunda hazırlanan planını sivil toplum önerileri üzerinden değerlendirdi. Çiçek, normatif, stratejik ve operasyonel başlıklarda yapılan analizlerde; toplumsal cinsiyet eşitliği, ekolojik yaklaşım, yerel kalkınma ve katılımcı yönetim gibi alanların ele alındığını aktardı.
Raporda, sivil toplumun kültürel ve toplumsal cinsiyet alanlarında güçlü olduğu, ancak sosyal politika, ekonomik kalkınma ve çevre alanlarında kapasitenin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda mahalle temelli sosyal destek ağları, gıda bankacılığı, dayanışma mutfakları ve psikososyal destek hizmetlerinin artırılması önerildi.
Ekonomi politikaları ve bölgesel eşitsizlik
İkinci oturumda Türkiye’deki ekonomi politikalarının bölgesel etkileri tartışıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabey, sosyal adaletin sağlanması gerektiğini belirterek, "Çok yönlü bir sistemle ekonomiyi ayağa kaldırabiliriz. Doğu ve Güneydoğu, Orta Doğu’ya açılan kapı. Bu bilinçle yapılacak yatırımlarla istihdam artırılabilir. Turizm ve sağlık ihracatı da geliştirilmelidir" dedi.
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ise bölgenin uzun yıllardır ihmal edildiğini vurgulayarak, "Son yüz yılda kişi başına gelirde batı en yüksek, doğu en düşük seviyede kaldı. Bölge ucuz iş gücü ve ham madde kaynağı olarak görülüyor. Bu ciddi sorunlara yol açıyor" diye konuştu.
Oluç, bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Ortadoğu’da su ve tarım birliği kurulabilir. Sanayi ve akıllı tarımla katma değeri yüksek üretime geçilmeli. Buranın öz gücüne dayanan bir gelişme stratejisi oluşturmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Bölge ihmal edildi"
DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık da bölgenin yatırım açısından geri planda kaldığını belirterek, "Doğu ve Güneydoğu yatırım boyutuyla ihmal edildi. Yıllardır kırsal kalkınma konuşuluyor ama somut bir ilerleme yok. Kalkınma, üretimin olduğu yerde yaşayan insanların refahını artırıyorsa anlamlıdır" dedi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise tarihsel süreçte bölgenin sistematik olarak geri bırakıldığını ifade ederek, "Cumhuriyet’ten bu yana yatırımlar daha çok batıya yöneldi. Yerelin yetkisinin tanınmadığı süreçler yaşandı. Kayyım politikaları yatırımcının önündeki en büyük engellerden biri. Bu durum yatırımcıda kaygı oluşturuyor" diye konuştu.
Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.





