MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yıl mesajında, sürece dair vurgularda bulundu. Bahçeli, "SDG/YPG’nin İsrail’in tetikçisi, uzaktan kumanda edilen, yemlenip imkansız hayallere itilen kuklası olmak yerine Suriye’nin 10 Mart Mutabakatı’na müzahir bir parçası olması herkesin ortak menfaatinedir" dedi.
Öte yandan Yalova'daki DEAŞ operasyonunda şehit düşen polisler için başsağlığı mesajı verdi. Bahçeli, “beka meselesi” vurgusuyla "terör örgütlerine karşı olağanüstü ve sert bir eylem planı"nın hayata geçirileceğini söyledi.
"TÜRK KÜRT ARASINA EKİLMEK İSTENEN NİFAK TOHUMLARI ÇÜRÜTÜLMELİ"
Bu itibarla milli birlik ve kardeşliğimizin çok daha güçlenmesi, Türk ile Kürt arasına ekilmek istenen nifak tohumlarının sabır ve sebatla çürütülmesi ortak kaderimizin ortak kedere dönmemesi için adeta farz-ı kifaye mertebesinde bir ahlaki vazifedir. Muhalefetin sağduyulu ve sorumlu bir dil kullanması, Türkiye ve Türk milleti paydasında buluşup birleşmeleri milli kimliğimizin, milli geleceğimizin, demokrasi onurunun, tarihi müktesebatımızın ve kültürel zenginliğimizin yüklediği bir ödevdir. Bu ödevin ihmal ve inkarı halinde siyasal, toplumsal ve egemen varlık ekseninde zincirleme reaksiyonlar doğacaktır. Türk milletinin hassasiyetlerini kaşıyan, hukukun özü ve amacı olan adalet duygusunu tartışmaya açan, ahlaki ve manevi değerleri yıpratıp yıkıma uğratan gündemdeki soru ve sorunların 2026 yılında köklü çözüme kavuşturulması elzem ve ertelenemez bir hedef olmalıdır.
SDG'ye seslenen Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
Mücavir bölgelerde bulunan ülkelerin istikrarı, devlet ve toplum dengesi Türkiye’mizin hayrına ve çıkarınadır.
Çevremizde ateşle ve savaşla ihata edilen fırtınalı bir kuşağın sertleşmesine değil, barış ve huzurla pekişmiş, kaynaşma ve kucaklaşmayla bezenmiş kalıcı yumuşama ve dostane ilişkilerin hakimiyetine ihtiyaç çok fazladır.Bu kapsamda özellikle Suriye’de belirsizliğin koyu sisinin dağıtılarak iç uyum, barış ve istikrarın kökleşmesi hayat memat konusudur.
SDG/YPG’nin İsrail’in tetikçisi, uzaktan kumanda edilen, yemlenip imkansız hayallere itilen kuklası olmak yerine Suriye’nin 10 Mart Mutabakatı’na müzahir bir parçası olması herkesin ortak menfaatinedir.Aksi halde Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik damarını tarumar edecek her münafık mülahaza ve müzmin hazırlığın sonu fail ve figüranları için vahim olacaktır. 2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz “Terörsüz Türkiye” hedefinin kuvveden fiile geçmesi; soyut, sözde, ayakları yere basmayan düşünce israfı yerine somut adımların birer birer gerçekleşmesidir.





