PKK'nın, Türkiye’den çekilme kararı kamuoyunun en çok konuştuğu gündem olmaya devam ediyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Öztürk Türkdoğan, iktidar ve devletin ne tür adımlar atması gerektiğine ilişkin konuştu.
"HUKUKİ ADIMLAR GELMELİ"
Meclis'te kurulan komisyonun önemine dikkat çeken Türkdoğan, sürecin gerekliliklerine uygun hukuki adımların da peşinden gelmesinin aynı derecede önemli olduğunu kaydetti. Türkdoğan, “Bu komisyonun Öcalan’ı ziyaret etmesi ve önerilerini alması gerekiyor. Çatışma ve çözümlerinde tarafların birbirlerinin düşüncelerini önce diyalog sonra ise müzakere yolları ile tartışması gerekiyor. Bu ancak demokratik bir zeminde olur” dedi.
"YASALAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"
Dolasıyla siz de bu sorun için muhatabınız ile konuşmanız gerekiyor. Komisyonun kısa zamanda bu eksikliği gidereceğini düşünüyorum. Bu eksik giderildikten sonra bir rapor yazacaktır. Hukuksala önermelerde bulunacaktır. Bu önermeler henüz ortaya çıkmadığı için üzerine konuşamıyoruz ama ana hatları ile demokratik entegrasyona imkan verecek önermeler olması gerekiyor. Silah bırakan insanlar, demokratik zeminde yaşamak durumunda kalacaklar. Peki nasıl yaşayacaklar? Mevcut yasal düzenlemelerin hepsinin gözden geçirilmesi ve demokratik zeminde yaşamalarını sağlayacak hukuksal değişiklikler yapılması gerekiyor.
"BARIŞ YASASINA İHTİYAÇ VAR"
“Bir barış yasasına ihtiyaç var” diyerek, sözlerini sürdüren Türkdoğan, şöyle konuştu:
Mevcut ceza mevzuatının tümüyle gözden geçirilmesi gerekiyor. İnfaz sisteminin ayrımcılıktan arındırılması ve insanileştirilmesi gerekiyor. Demokratik siyaset yapma yolunun açılabilmesi için yerel yönetim yasalarının gözden geçirilmesi gerekiyor. Siyasal partiler ve seçim yasasının gözden geçirilmesi gerekiyor. Bunu uzatabiliriz ama bunları konuşabilmek için bir siyasi iradeyi göstermesi gerekiyor iktidarın. Henüz bu aşamalardayız. Bu iradenin oluşmasını bekliyoruz. Çünkü iktidar sözcüleri de sürekli çeşitli özel yasalardan söz ediyor. Ancak mesele sadece bir özel yasa meselesi değildir. Ondan sonra ne olacak? Çatışma-çözüm süreçleri aşama aşamadır. Negatif, pozitif ve toplumsal barış. Demokratikleşme aşaması en nihayetinde inkar edilen dillerin, kültürlerin, resmi olarak tanınacağı bütüncül hukuka uygun düzenlemelerin yapılacağı aşamaların gerçekleşmesi gerekiyor.
"İKTİDAR ADIM ATMAZSA TEŞHİR OLUR"
Türkdoğan, hukuki adımlar olmadan sürecin yürümeyeceğini belirtti. Kurulan komisyonun öncelikle bu konuda görüşlerini ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Komisyonun silah bırakan ve geri dönecek olan PKK'lıların sosyal güvenliği dahil pek çok konuda yasal düzenlemelere dair görüşünü belirtmesi gerektiğini söyleyen Türkdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Türkiye pek çok yasasını PKK’ye karşı kullandığı şiddet nedeniyle düzenledi. PKK artık ortada yok. Ne yapması lazım o zaman? Bu gerekçe ortadan kalktığı için bütün yasaları gözden geçirmesi gerekiyor. Sizin için en büyük milli güvenlik tehdidi ortadan kalktı ise o zaman mecburen demokratikleşeceksiniz. O şiddet bahanesi iktidarın elinden alındı. O yüzden demokratik adımlar atmalı. Atmaz ise kendisi teşhir olacaktır. Çünkü o yasaları sadece PKK’ye karşı da kullanmadı. Muhalif olan herkese kullanıldı. Bu yasaların mağduru olan insanlar ‘PKK’de yok bu yasaları niye değiştirmiyorsunuz?’ diyecek. Bir yıldır çatışma yok. Bir yıldır kimse ölmüyor. Ne kadar önemli değil mi? Bu bile sürecin ne kadar önemli olduğunu söylüyor. Ben iktidarın adım atması gerektiğini bildiğini düşünüyorum. Bu dünyada da hep böyle olmuştur. Türkiye modelini oluşturabilmemiz için dünyada bilenen prensipler var buraya da uygulamamız lazım.
"HERKES ATACAĞI ADIMI BİLİYOR"
“Herkes çeşitli adımları atmak zorunda olduğunu biliyor” diyen Türkdoğan, ilk defa koşulların çözüm için bu kadar uygun olduğunu söyledi:
Elbette Ortadoğu’da yer alan bazı ülkeler çatışmanın devam etmesini isteyebilir. Fakat Türkiye’nin temel büyük müttefikleri artık adım atılmasını istiyor. Ortadoğu sahasında çeşitli örgütsel yapılanmalara dayalı çatışmaların sona ermesi isteniyor. Bu güne kadar sorun nerede düğümlenmişti? Silahsızlanma konusunda. Devletin en büyük talebi buydu. Öcalan ne yaptı? Hem örgütünü fesh etti hem de silah bıraktırdı. Artık geriye siyasi ve hukuki adımlar kaldı. Bu iktidar kendisini fesh etmiş ve silah bırakma kararı almış bir örgütün silah bırakmasını sağlayacak yasal yükümlükleri yerine getirmez ise siyasi olarak intihar eder. Yapmaz ise önümüzdeki ilk seçimlerde bu iktidar cezalandırılır. Karşılıklı adımlar ile yürüyen, bir gereklilikler süreci bu süreç. Dolasıyla herkes üzerine düşen görevi biliyor.
"HALK KARŞI ÇIKMAZ"
Meclis komisyonu gidip orada bir görüşme gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu görüşmeyi gerçekleştirdikten sonra bazı ilerlemeler olacağını düşünüyorum. Yasalar konusunda da ilerlemeler olur. Çünkü yapacak çok işimiz var. Devasa bir sorundan söz ediyoruz. Bu görüşme ile bir eşik de aşılır. Kamuoyunda nasıl bir etkisi olur? Önceki süreçte Akil İnsanlar arasındaydım. Mersin’de yaptığımız toplantıda bilinen bir ülkücü, ‘Akan kan duracaksa, hiç kimse ölmeyecek ise hiçbir şehit cenazesi gelmeyecek ise Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için ilk imzayı ben vereceğim’ demişti. Bu yüzden ben kamuoyunun barışa olan inancından en küçük bir tereddüttüm yok. Bu halk binlerce yıldır birlikte yaşama kültürüne sahiptir. Yeter ki barışın imkanlarını onlara sunun. Bu imkanları sunduğunuzda barış içinde yaşamayı sever. Temel sorun Türkiye’deki siyaset kurumunun o resmi ideolojiden kaynaklanan çeşitli siyasi adımlarından kaynaklanıyor.
Kaynak: MA