Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, hem yerel siyasetin dengelerini hem de Ankara-Lefkoşa hattındaki ilişkileri yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, sonuçlar Kıbrıslı seçmenin ekonomik sorunlar ve dış etki konularındaki hassasiyetini açık biçimde ortaya koydu.
Seçimde sürpriz sonuç
Kuzey Kıbrıs’taki son cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye’nin açık desteğini alan Ersin Tatar’ın beklenmedik yenilgisiyle sonuçlandı. Sosyal demokrat çizgideki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman, sandıktan büyük bir farkla birinci çıktı.
Bu sonuç, bazı gözlemcilere göre son yıllarda Türkiye’nin adada artan siyasi ve ekonomik etkisine karşı bir tepki olarak yorumlanıyor.
Gazeteci ve dış politika yorumcusu Fehim Taştekin, YouTube kanalında yayımladığı “Cumhur İttifakı Kıbrıs’ta nasıl çakıldı?” başlıklı programında seçim sonuçlarını değerlendirirken şu ifadeyi kullandı:
Ankara’nın Kıbrıs’taki seçimlerdeki müdahalesi artık gizlenmiyor. Bu kadar görünür hale gelen bir yönlendirme, Kıbrıs halkında tam tersi bir tepki yarattı.
Türkiye’nin desteği ve seçim süreci
Seçim sürecinde Türkiye, Ersin Tatar’a yalnızca söylem düzeyinde değil, ekonomik yardımlar, medya desteği, diplomatik temaslar ve bürokratik kanallar üzerinden dolaylı destek sağladı.
Fehim Taştekin, programında Türkiye’nin bu yaklaşımını şöyle özetledi:
Cumhur İttifakı, Kıbrıs’ta da kendi ideolojik hattını genişletmeye çalıştı. Ancak Kıbrıs’ta seçmen profili Türkiye’deki kadar kutuplaşmış değil; kimlik, laiklik ve özgürlük temaları hâlâ belirleyici.
Türkiye’nin amacı, KKTC yönetimini Ankara merkezli bir çizgide tutmak, federasyon görüşmelerinde daha sert bir tutum izlemek ve Doğu Akdeniz’de enerji politikaları açısından kendi pozisyonunu güçlendirmekti. Ancak bu strateji, sandıkta beklenen karşılığı bulmadı.
“Kıbrıslılar kendi kaderini tayin etti”
Yapılan birçok analize göre Erhürman’ın zaferi, Kıbrıslı seçmenin “kendi sesini” duyurma kararlılığını gösterdi. Taştekin’e göre bu sadece bir seçim sonucu değil, aynı zamanda bağımsızlık refleksinin güçlü bir ifadesi:
Kıbrıslılar, Türkiye’nin yönlendirmesine rağmen kendi gündelik sorunlarına ve kimliklerine göre oy verdi. Bu, Ankara’nın uzun süredir görmezden geldiği bir toplumsal mesajdır.
Taştekin, seçmen davranışında üç temel etkenin öne çıktığını belirtiyor:
- Ekonomik kriz ve yolsuzluk algısı
- Kamu yönetimindeki liyakat sorunu
- Dış müdahaleye karşı kimlik temelli tepki
Türkiye’nin desteklediği aday neden kaybetti?
Uzmanlara göre, Tatar yönetimi döneminde yaşanan ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve kamu kaynaklarının kötü yönetimi seçmenin güvenini sarstı. Ayrıca, Türkiye’nin müdahalesi bazı seçmenlerde “Kıbrıs kendi kararını veremiyor” algısını güçlendirdi.
Birçok yorumcuya göre Ankara’nın bu tutumu, “niyet iyi olsa da yöntem yanlış” biçiminde sonuçlandı. Taştekin bu durumu şöyle özetledi:
Kıbrıslı seçmen dış baskıya karşı refleks geliştirir. Dışarıdan gelen yönlendirme ne kadar artarsa, sandıkta o kadar tersine döner.
Erhürman’ın vaatleri neydi?
Erhürman, kampanyasında federasyon temelli çözüm, Avrupa Birliği ile yakınlaşma ve yolsuzlukla mücadele vaatlerini öne çıkardı. Ayrıca, “Kıbrıs’ın sesi Lefkoşa’da duyulsun, Ankara’da değil” söyleminin özellikle şehirli ve eğitimli genç seçmen kesiminde karşılık bulduğu belirtiliyor.
Ankara’nın tepkisi
Seçim sonrası Ankara’dan gelen ilk açıklamalar temkinliydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçları tebrik ederken “Kardeş Kıbrıs halkının demokratik tercihlerine saygılıyız” ifadesini kullandı. Ancak kulislerde, AK Parti çevrelerinde “beklenmedik hayal kırıklığı” yaşandığı konuşuluyor. Uzmanlara göre Ankara kısa vadede ilişkileri gerginleştirmeyecek; fakat uzun vadede Kıbrıs politikasını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.
Ne değişecek?
Erhürman yönetiminin önceliği, Birleşmiş Milletler çerçevesinde çözüm sürecine dönüş, kurumsal reformlar ve ekonomik bağımsızlık olacak. Bu yaklaşım, Türkiye’nin “iki devletli çözüm” ısrarıyla çeliştiği için önümüzdeki dönemde yeni diplomatik sınamalar bekleniyor.
Fehim Taştekin, geleceğe dair şu uyarıyı yapıyor:
Eğer Ankara, Kıbrıs’ta halkın verdiği mesajı doğru okumazsa, yalnızca Lefkoşa’yı değil, bölgedeki tüm diplomatik zemini kaybedebilir.
Kuzey Kıbrıs’taki seçim, yalnızca bir yerel seçim olarak değil, aynı zamanda bölgesel güç dengeleri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin desteğine rağmen sandıktan farklı bir sonuç çıkması, demokratik iradenin kendi doğrultusunda işlediğine dair bir gösterge olarak yorumlanıyor.
Kaynak: Fehim Taştekin YouTube kanalı – Cumhur İttifakı Kıbrıs’ta nasıl çakıldı? Erhürman’la adada ne değişir?
https://youtu.be/74E7WH0ruRg?si=xhcJuDwJ8f3QUATc
Ek kaynaklar: BBC Türkçe, Bianet, DW Türkçe, Kıbrıs Postası, Reuters