Kürt sorununun çözümüne dair başlatılan süreç devam ediyor. Süreçteki gelişmeleri değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, bir yıllık süreçte birçok adımın atıldığını söyleyerek, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu'nun sürecin en önemli adımlarından biri olduğunu ifade etti. Diğer yandan PKK'nın kararlarına işaret eden Şilan Çelik, bu gelişmelerin "negatif barış" denilen sürece olumlu katkılarının olduğunu belirterek, "Ancak bu adımlardan sonra artık biraz daha sürecin pozitif barış yönüne evrilmesi gerekiyor" dedi.
"POZİTİF ADIMLAR ATILMALI"
Sürecin 'pozitif barışa' evrilmesi için olumlu adımların atılması gerektiğini söyleyen Şilan Çelik, PKK'nın aldığı kararları sürecin olağan bir adımı ve iradesi olarak da görmek gerektiğini belirterek, "Bu sebeple de bu irade karşısında da daha somut ve pozitif adımlar atılması gerekiyor" ifadesini kullandı.
Şilan Çelik, "Meclis'te kurulan komisyonun İmralı'yı ziyaret etmesi, Abdullah Öcalan'la görüşmesi gibi bir gündemi olduğunu duyuyoruz. Bu da süreç içinde olumlu bir adım olacak. Çünkü müzakerenin yürütüldüğü, iki ana aktörün olduğu bir süreçte; müzakere aktörlerinin konuşulabilir, iletişimde bulunabilir ve daha aktif bir şekilde sürecin içerisinde olduğunu da gösterebilmek gerekiyor" diye konuştu.
"ENTEGRASYON GEREKİYOR"
Çünkü karşılaştırmalı hukuka, yani dünya örneklerine baktığımızda da bu süreçler bu şekilde gelişiyor. Bu işin sonu muhakkak toplumsal bütünleşme ve entegrasyondan geçiyor. Hukuki süreçlerin yürütülmesi hem süreci korumak için olumlu bir katkısı olacak hem de artık kendini feshetmiş, silahları bırakmış, çekilmiş bu yönde bir irade açıklamış bir örgütün de bu süreç içerisinde devamlılığını sağlaması için de önemli olacak. Entegrasyon dediğimiz bu yasaların çıkarılması sürecinde de tabii ki dikkate alınacak şeylerden biri, örgüt militanı olanların durumlarının ne olacağı, kimlik bilgilerinin gizlenip gizlenmeyeceği, bunlarla ilgili ayrı bir arşiv kaydı tutulup tutulmayacağı… Veyahut bugün Avrupa'da veya dünyanın birçok yerinde iltica etmek zorunda kalan kişilerin durumunun ne olacağına ilişkin de belki de çalışmaların yapılması ve buna ilişkin önerilerinin de geliştirilmesi gerekiyor.
"SÜRECİN KORUMA ALTINA ALINMASI GEREKİYOR"
Siyasi parti temsilcilerinin dillerinin ya da topluma aktardıkları şeylerin toplumu ne kadar etkilediğini görebiliyoruz. Bu noktada siyasi partilerin bu süreç içerisinde anlatacakları, söyleyecekleri, sunacakları çok önemlidir. Hem kendi kitlelerini ikna edebilmeleri açısından hem de sürecin kalıcılığının sağlanması için önemli. Burada öncelikle ilk adım belki bir uzlaşma politikasının oluşturulması. Yani toplumlar, kesimler arasında bir uzlaşma politikası oluşturulması ve siyasetin bu uzlaşma politikası bakımından da dilini biraz daha barış dili dediğimiz bir dile dönüştürmesi gerekiyor. Bu şekilde halkın ikna edilmesi gerekiyor. İkinci olarak da sürecin kalıcılığı ve devamlılığı için sürecin koruma altına alınması gerekiyor. Hukuki güvencelerle bu korumalar sağlanabilir. Bu çok önemli olacak.
"BARO KOMİSYON ÇALIŞMALARI"
Diyarbakır Barosu olarak sürecin başından bu yana yürüttükleri çalışmaları hatırlatan Şilan Çelik, sürecin canlı olarak değişime uğradığına, sürekli yeni gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek, bu noktadaki ihtiyaçlar doğrultusunda, Kürt sorunun çözümü açısından farklı çalışmalar yürütmeye başladıklarını belirtti. Bu kapsamda baro bünyesinde süreç bağlamında kurdukları komisyonda yürütecekleri çalışmaları anlatan bulunan Şilan Çelik, şöyle devam etti:
Kürt meselesi ile ilişkili birçok konuda alt çalışma grupları oluşturarak, çalışma yürütmeyi hedefliyoruz. Çünkü bu süreç içerisinde çözüm dediğimiz şeyde, yürütülecek müzakerede hangi konuların ilk olarak çözülebileceğini de bilmek gerekiyor. Konuların bu şekilde ele alınması ve ilk aşamada neyin çözüleceği, neyin ihtiyaç, elzem olduğunu da görebilmemiz gerekiyor. Bu yönüyle de değerlendirme yaparak çalışmalarımızı yürüteceğiz.
"KURUMLARIN ROLÜ"
Halkın sürece güven duyması için sivil toplum örgütlerinin rolünün büyük olduğunu belirten Şilan Çelik, "Biraz daha toplumun güven duyduğu kesimler için, özellikle sürece de güven duyabileceği, katkı sunabileceği ve destek verebileceği alanların oluşturulması lazım. Hem süreci hem de bu süreçteki kişileri ve kurumları koruyacak yasal düzenlemeler de yapılması gerekiyor. Bu yönüyle kurumların hem sürecin güvenliği açısından hem de güvenilirliğin artması açısından da rolü çok büyük" ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA