Türkiye’de sinema salonlarının birer birer kapandığı süreçte, geleneği uzun yıllar boyunca ayakta tutan Emek Sineması da faaliyetlerini sonlandırdı. Dijital platformların yükselişi ve değişen izleme alışkanlıklarıyla birlikte, beyaz perdenin simge mekânlarından biri daha kapılarını kapattı.
Bir dönem çok sayıda sinemanın kapanmasının ardından, sinema serüvenini tek başına üstlenen Emek Sineması; yıllar boyunca izleyicilerin buluşma noktası oldu. Nice filme, ilk heyecanlara, kalabalık seanslara ve hafızalara kazınan anlara ev sahipliği yapan bu mekân, yalnızca bir gösterim alanı değil, ortak bir kültür durağı olarak öne çıktı.
Emek Sineması’nın hikâyesi, aslında Şanlıurfa’da sinemanın yeniden ayağa kaldırılma çabasının da simgesi oldu. Kentte 1987 yılında tüm sinemaların kapanmasının ardından, Şanlıurfa tam 12 yıl boyunca sinema salonlarından mahrum kaldı. Bu sessizliği bozan adım ise 1999 yılında atıldı.
Feridun İrmek, Vahap Genç ve Nihat Avcı’nın girişimleri ile dönemin Valisi Şahabettin Harput’un desteğiyle atıl durumdaki Vatan Sineması’nı yaklaşık 6 ay süren tadilatın ardından tek salonlu yapı, beş salonlu modern bir sinema kompleksine dönüştürüldü.
Zamanla ayakta kalan son adreslerden biri haline gelen Emek Sineması, 10 Mart 2000 tarihinde perdelerini açarak Şanlıurfa’da sinema kültürünü yeniden canlandırdı. Uzun yıllar boyunca kapanan salonların ardından sinemayı yaşatan son adreslerden biri olarak anılan Emek Sineması, perdelerini kapatmasıyla birlikte bu geleneğin de son halkasını oluşturdu.
Kapanış sürecinde salonlar, perdeler ve yılların tanığı olan makineler tek tek söküldü; geriye yalnızca anlatılan hikâyeler ve anılar kaldı. Emek Sineması’nın da kapanmasıyla birlikte, klasik projeksiyon makineleriyle yapılan salon sinemacılığına dayalı bir dönem Şanlıurfa’da resmen sona ermiş oldu.
Beyaz perde artık dijital mecralarda yoluna devam ederken, Emek Sineması’nın bıraktığı iz; sinema salonlarında büyüyen kuşakların hafızasında yaşamayı sürdürüyor.
Haber: Eyyüp Dal