2011’de Suriye’de patlak veren iç savaş, milyonlarca insanın hayatını derinden etkiledi. Bu insanlardan biri de, Rakka’da doğup büyüyen İngilizce öğretmeni Abir Şaban, mutlu bir aile hayatı sürerken, savaşın gölgesinde evini terk etmek zorunda kaldı. Şaban, şimdi Şanlıurfa’da ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Savaş öncesi hayatlarının güzel olduğunu belirten Şaban, Rakka’da doğup orada büyüdüğünü ifade ederek şunları söyledi;
“Üniversiteyi bitirdikten sonra İngilizce öğretmeni olarak göreve başladım. Öğrencilerim vardı, derslerimi çok severek veriyordum. Çocuklarım da küçük yaşlardaydı. Ailemle mutlu, sakin bir hayatımız vardı.”
Ancak bu huzur çok uzun sürmedi.
Savaşın etkilerini adım adım hissettiklerini belirten Şaban, süreci şöyle anlattı
“Önce sokaklarda huzursuzluk başladı. Sonra okullar birer birer kapandı. Biz de herkes gibi evimize çekildik. Ama bu geçici bir şey zannediyorduk. Ne yazık ki öyle olmadı. Her geçen gün patlamalar, silah sesleri daha da yaklaştı. Artık bombalar bizim mahallenin içine düşmeye başladı ve bombalarda sivil insanların hayatını kaybetmeye başladığını gördük. ”
Savaşın şiddetlenmesi ile evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını söyleyen Şaban,
“İki kızım ve bir oğlum var. Eşimle birlikte çocuklarımızı alıp evden çıktık. Arkaya bile bakamadık. O evde tüm anılarımız vardı. Evden çıktıktan sadece iki gün sonra evimizin bombalandığını öğrendik. Eğer bu yolculuğa çıkmamış olsaydık, belki de bugün hayatta olmayacaktık.”
dedi.
Evden çıktıktan sonra iki gün boyunca küçük yaşlardaki çocuklarıyla beraber yürüdüklerini ifade eden Şaban, sürecin ne kadar zorlu geçtiğini şu sözlerle anlattı;
“Yanımızda bizim gibi yüzlerce insan vardı. Ne suyumuz vardı ne de doğru düzgün yiyeceğimiz. Ama Türkiye sınırına vardığımızda yaşama umudumuz daha da arttı. Sınırdaki askerler bizi çok sıcak karşıladı. Hem insanca davrandılar hem de yardım ettiler. O anda güvende olduğumuzu ilk kez hissettim”
Şanlıurfa’ya geldiklerinde ilk zamanlar geçici koruma yerlerinde kaldıklarını daha sonra devletin sağladığı bazı projelerde çalışmaya başladığını ifade eden Şaban, şöyle devam etti;
“Projeler bittikten sonra bir elbise dükkanı açtım. Kolay olmadı ama pes etmedim. Bugün o dükkanın geliriyle çocuklarımı okutuyorum, hayatımı sürdürüyorum.”
“Koca bir hayatı geride bıraktık ama hayattayız. Türkiye bize ikinci bir şans verdi. Burada 12 yılımız geçti. Tek isteğim insanca yaşamak ve topluma katkı sunmak. Elbette bir gün Suriye'de barış sağlanırsa, doğduğum toprakları görmek isterim. Ama şu anda tek derdim çocuklarımın geleceği.”
Haber: Eyyub Dal