Online alışveriş sitelerinde “Beyaz Toros” baskılı tişörtlerin satışa sunulması, sosyal medyada ve insan hakları çevrelerinde tepkiyle karşılandı. Ürünlerde “Bozkurt işareti” ile birlikte “On yedi bin kişi bir beyaz torosa nasıl sığar?” ifadelerinin yer alması, yakın dönemde yaşanan kayıpları hatırlattığı gerekçesiyle sert bir şekilde eleştirildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Şırnak Şubesi, Trendyol ve Hepsiburada gibi platformlarda “Toros severlere özel” başlığıyla satışa çıkarılan tişörtlere yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, "Beyaz Toros"ların yalnızca bir araç değil, “karanlık bir dönemin acı sembolü” olduğu vurgulandı.

İHD yaptığı yazılı açıklamada “Kayıpların hatırasına saygı, toplumsal barış ve adaletin şartıdır” diye belirti. İHD açıklamasının devamında şunlar yer aldı:

Bu ülkenin yakın tarihinde binlerce insanın zorla kaybedildiği, faili meçhul cinayetlerle yok edildiği karanlık bir dönemin simgesidir. Bu sembolü taşıyan tişörtlerin satışa sunulması, yalnızca etik dışı değil; aynı zamanda mağdur ailelerin acılarını yeniden canlandıran, toplumu kin ve düşmanlığa sevk eden açık bir nefret suçudur. Bu tür ürünler, insan haklarına, toplumsal barışa ve hukukun üstünlüğüne yönelmiş bir meydan okumadır. İnsan Hakları Derneği olarak bir kez daha hatırlatıyoruz; Faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve işkence vakaları insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Bu suçlar, mizahın, nostaljinin ya da ticari kazancın konusu yapılamaz. Bu nedenle; İlgili ürünlerin derhal satıştan kaldırılmalı. Sorumlu kişi, marka ve platform yöneticileri hakkında yasal işlem başlatılması için gerekli başvuruların yapılacağını kamuoyuna duyuruyoruz. Bu topraklarda hiçbir sembol, hiçbir ticari ürün, insan onuruna karşı işlenmiş suçları meşrulaştıramaz. Mağdurların acısına saygı, geçmişle yüzleşmenin, hakikat ve adaletin temel şartıdır.

Sosyal Medyada Büyük Tepki: “Acılar Üzerinden Mizah Olmaz”

Ürünler, “Toros severlere özel” başlığıyla satış yapan Ötüken Online adlı bir satıcı tarafından Trendyol ve Hepsiburada gibi platformlarda listelendi. Tişörtlerin görselleri kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Kullanıcılar, ürünlerin “insanlık suçlarını tiye alan” bir anlayışı temsil ettiğini belirterek tepki gösterdi.

Yapılan paylaşımlarda, “17 bin kayıp insanın acısı pazarlanamaz”, “Beyaz Toros bir araç değil, travmadır”, “Bu tasarım nefret suçu kapsamındadır” gibi ifadeler öne çıktı.

Birçok sosyal medya kullanıcısı, ürünün 'nefret suçu' kapsamına girebileceğini belirterek online satış platformlarının daha hassas ve denetleyici bir politika izlemesi gerektiğini vurguladı.

Kullanıcıların çağrısı üzerine Trendyol ve Hepsiburada’nın, ilgili satıcıya dair işlem başlatıp başlatmadığı merak konusu oldu.

Bir Sembolün Karanlık Anlamı

“Beyaz Toros” ifadesi, özellikle 1990’lı yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan zorla kaybetmeler ve faili meçhul cinayetlerle özdeşleşti. Dönemin tanıkları, beyaz renkli Renault Toros marka araçların, gözaltında kaybolan ya da öldürülen birçok insanın kaçırılmasında kullanıldığını ifade ediyor.

Bu nedenle “Beyaz Toros”, yalnızca bir otomobil markası değil, Türkiye’nin yakın geçmişindeki karanlık odakların illegal eylemlerinin sembolü olarak hafızalara kazındı.

İnsan hakları savunucuları, bu tür sembollerin “toplumsal hafızayla alay etmek” anlamına geldiğini belirterek, dijital platformları daha duyarlı ve sorumlu davranmaya çağırdı.

Kaynak: MA