DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada hem CHP’ye yönelik yargı süreçlerini hem de Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni değerlendirdi. Bakırhan, demokratikleşme ve barış sürecinin ilerleyebilmesi için kapsamlı bir çerçeve yasaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

"Çerçeve yasa demokrasinin kök hücresi olabilir"

Çözmeye çalıştıkları meselenin yalnızca güvenlik ya da şiddet sorunu olmadığını belirten Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

"Çözmeye çalıştığımız mesele salt bir şiddet ya da güvenlik meselesi değil. Daha derininde bir hak, demokrasi ve özgürlük meselesidir. Siyasi temsil ve tanınmanın yerine getirilmesi meselesidir. Bu kapsamda çerçeve yasa demokrasinin kök hücresi olabilir."

Bakırhan, söz konusu düzenlemenin Türkiye’nin çatışmadan hukuka, inkârdan demokratik tanınmaya geçiş iradesinin göstergesi olabileceğini savundu.

CHP'ye yönelik süreç eleştirisi

Bakırhan, CHP’ye ilişkin yargı süreçlerinin yalnızca bir partiyle sınırlı olmadığını belirterek, yaşananların demokratik siyaseti etkilediğini söyledi.

“Butlan kararı salt hukuki bir meselenin çok ötesindedir. Bu karar demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir.”

Yargıtay’a çağrıda bulunan Bakırhan, "Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye’de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır" dedi.

"Bugün CHP'ye giden kolluk yarın başkalarına gider"

Hukuksuzluğun zamanla tüm siyasi alanı etkileyebileceğini savunan Bakırhan, şunları söyledi:

"Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne giden kolluk, yarın AKP’ye gider. O bir gün MHP’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisi’ne, Saadet Partisi’ne gider."

Siyasetin yargı kararlarıyla şekillendirilmesinin demokratik meşruiyeti zedelediğini ifade eden Bakırhan, sandık iradesine müdahalelere karşı olduklarını belirtti.

"Bu süreç sadece Kürt meselesi değil"

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca Kürt meselesinin çözümünü hedeflemediğini dile getiren Bakırhan, bunun Türkiye’nin demokratikleşme süreci olduğunu söyledi.

"Bu süreç sadece Kürtlerin sorunu değil, sadece Kürt meselesinin çözümü değil. Bu süreç aslında Türkiye’nin demokratikleşme sorunudur."

Toplumun tüm kesimlerinin sürece sahip çıkması gerektiğini belirten Bakırhan, demokratik reformların Türkiye’nin geleceği açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.

"Çözüm Trump’ın hesaplarında değil"

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Bakırhan, bölgesel sorunların dış aktörlerin politikalarıyla çözülemeyeceğini savundu.

"Çözüm Trump’ın hesaplarında ya da Londra’nın pozisyonunda değil. Bu toprakların kadim geçmişinde çözümü bulabiliriz."

Türkiye’nin iç barışını güçlendirmesi halinde bölge için demokratik bir model oluşturabileceğini söyleyen Bakırhan, Ankara’nın bölgesel çözüm merkezlerinden biri olabileceğini ifade etti.

"Biz üçüncü yoluz"

DEM Parti’nin siyasi çizgisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, partilerinin bağımsız bir siyasi hat izlediğini belirtti.

"Biz hiçbir tarafın güdümünde değiliz. Biz kendimiziz ve biz Üçüncü Yol'uz."

Mevcut düzenden rahatsız olan tüm kesimlere seslenen Bakırhan, demokratikleşme, barış ve hukuk temelinde siyaset üretmeye devam edeceklerini söyledi.