DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" kapsamında hazırlanacak çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çerçeve yasanın sürecin en önemli adımı olduğunu belirten Bakırhan, düzenlemenin kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti.

"Öcalan'ın koşulları sağlanmalı"

Bakırhan, çerçeve yasanın Abdullah Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarını güvence altına alması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Çerçeve yasanın zamanlaması, içeriği ve yöntemi sürecin ruhuna uygun olmalıdır. Tek taraflı, dayatmacı, yüz yıllık tekrarları üreten bir çerçeve yasa yol açıcı değil, yol tıkayıcı olur."

Öcalan'ın statüsünün düzenlenmesi gerektiğini savunan Bakırhan, çerçeve yasanın silahsızlanma sürecine yönelik mekanizmalar içermesi ve demokratik entegrasyon yasalarına zemin hazırlaması gerektiğini söyledi;

"27 Şubat'tan bu yana Barış ve Demokratik Toplum rotasında yürüyoruz. Türkiye 22 Ekim'den 27 Şubat'a uzanan yolda bir güvercinin kanadında barış umudunu taşıdı. 27 Şubat'ta milyonlarca insan barışa nefes verdi, ses oldu. O günden bugüne gelinen yol ne azdır ama ne de kusursuzdur. Türkiye'yi Kürt meselesinin çözümünde tarihsel bir noktaya ulaştıracak kadar yol geldik. Ama bu dönemeci alabilmek için önümüzdeki dönem tarihi sorumluluğumuzu da yerine getirmemiz gerekiyor. Bu tarihi dönemeci geçmek için önce temeli sağlam atmak gerekiyor. Demokratik Türkiye'nin inşası için kalkış noktası çerçeve yasadır. Tarih bazen aynı sayfaya iki kez not düşüyor. Çok sık olmuyor. 22 Ekim 1919'da Amasya'da bu ülkenin kurucu kadroları Kürtlerle anlaştı ve Kürtlerin haklarını tanıyan bir protokole imza attılar. Ama 105 yıl o Amasya'daki altına imza attıkları protokolü unuttular. 105 yıl sonra yine bir 22 Ekim'de bu Meclis’in çatısı altında yeni bir el uzandı ve tarihi bir kararı oldu. Bunu kuruluşta verilen sözün yüz yıl sonra yerine getirilmesi beyanı olarak okuyoruz biz. İşte bu beyanı hayata geçirmenin ilk adımı çerçeve yasası olmalıdır."

"İlk adım çerçeve yasa olmalı"

27 Şubat'tan bu yana "Barış ve Demokratik Toplum" rotasında ilerlediklerini belirten Bakırhan, demokratik Türkiye'nin inşası için başlangıç noktasının çerçeve yasa olduğunu dile getirdi.

Çerçeve yasanın gecikmeden çıkarılması gerektiğini ifade eden Bakırhan, eş zamanlı olarak tarafların ve kamuoyunun mutabık kalacağı ortak bir yol haritasının hazırlanmasını istedi;

"Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır. Yeni bir döneme geçmek için kullanacağımız bir kapıdır. Bu kapıdan geçmek için çerçeve yasa hemen çıkarılmalı, uygulamaya başlanmalıdır. Eşzamanlı olarak taraflar ve kamuoyunun mutabık olacağı ortak bir yol haritası çıkarılmalıdır. Demokratikleşme süreci başlamalı ve demokratik entegrasyon inşa edilmelidir. Dün heyetimiz İmralı Cezaevi'nde Sayın Abdullah Öcalan'la görüştü. Türkiye halklarına, Kürtlere, emekçilere, Alevilere, kadınlara selamlarını, sevgilerini yollamış. Sayın Öcalan İmralı'da aslında bugüne kadar defalarca tekrar ettiği bir belirlemesini yine yapmıştı. Aynen şöyle diyor: ‘Kürt'ten Türk'ü ayırırsan Kürt kalmaz. Türk'ten Kürt'ü ayırırsan Türk kalmaz.’ Aslında çözümün hakikatini bir kez daha ortaya koymuştur."

Kayyım ve siyasi tutuklular mesajı

Yürütme organının da sürece katkı sunması gerektiğini belirten Bakırhan, ilk adım olarak kayyımların geri çekilmesini ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine dönmesini istedi.

Bakırhan ayrıca, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere siyasi tutukluların tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

İran'a tepki

Konuşmasında İran'a da değinen Bakırhan, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından İran'ın Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini öne sürdü.

İran'ın Kuzey Irak Kürt Bölgesi'ne yönelik saldırılarını kınayan Bakırhan, Kürtlerin demokratik ve siyasi haklarının tanınması gerektiğini savundu.

"Yanı başımızda atılan her füze, her mermiden sonra Türkiye etkileniyor. Özetle Kürt meselesi çözüldüğünde Türkiye ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak yepyeni bir zamana merhaba diyecek. Kürt meselesinin çözümüne katkı sunan herkes 100 yıl onurla anılacak. Bu sebeple diyoruz ki demokratik, eşit, refah dolu ve kapsayıcı bir siyasal düzen barıştan ve demokratik toplumdan geçer. Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünden geçer. İşte bu yolla atılacak ilk adım 'çerçeve yasa'dır. 'Çerçeve yasa' 100 yıllık kucaklaşmanın sıcaklığını yansıtmalıdır. Barışa, demokrasiye ve eşitliğe dayalı kardeşlik için o bahar bu bahardır. O yaz bu yazdır. Başka bahar yok. Başka bir yazı beklemeyeceğiz. Bu vesileyle grup toplantımızın hemen sonrasında Sayın Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş bizleri ziyaret edecek. Bugün ve bunun gibi birçok platformla defalarca dile getirmiş olduğumuz önerilerimizi kendisiyle paylaşacağız, düşüncelerimizi paylaşacağız. Sayın Kurtulmuş'un bu süreçteki olumlu rolünü çerçeve yasasının çıkmasında da ortaya koyacağına inanıyoruz."

"Barış süreci 86 milyona kazandıracak"

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin başarıya ulaşması halinde Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve toplumsal açıdan kazanacağını söyleyen Bakırhan, "Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünden geçer. İşte bu yolla atılacak ilk adım çerçeve yasadır." dedi.