Gündem

Bakırhan: "Çerçeve yasa ertelenemez, barış hemen şimdi"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, barış sürecinin geciktirilmemesi gerektiğini belirterek, "Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, barış sürecinin hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini belirterek çerçeve yasanın geciktirilmeden Meclis'e getirilmesini istedi. Sürecin ertelenmesinin çözüm karşıtı odaklara alan açacağını savunan Bakırhan, "Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez. Öyle sonbahara falan bırakılamaz. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz. Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi." dedi.

Konuşmasında NATO Zirvesi'ne de değinen Bakırhan, NATO'nun savunma ittifakından çıkarak savaş politikalarının aracı haline geldiğini öne sürdü. Zirvenin Ankara'da yapılmasının tesadüf olmadığını belirten Bakırhan, "Bu zirve masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı ve daha fazla acı getirecek." ifadelerini kullandı.

Ankara'da zirve öncesinde alınan güvenlik önlemlerini eleştiren Bakırhan, kentte yapılan gözaltılara tepki gösterdi. "Ortada henüz protesto yok ama gözaltı var." diyen Bakırhan, başkentin adeta kapatıldığını savundu.

"NATO zirvesi için 12 milyar TL harcandı"

Bakırhan, NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında kamu kaynaklarının yoğun şekilde kullanıldığını öne sürerek, iki günlük organizasyon için 12 milyar lira harcandığını söyledi. Protokol güzergahlarında yapılan düzenlemelere dikkat çeken Bakırhan, bu harcamaları eleştirerek, aynı duyarlılığın ülkenin diğer bölgelerine gösterilmediğini savundu.

"Bu iki günlük etkinlik için şu ana kadar 12 milyar TL harcanmış. Mesela yolların yapımı için 9 buçuk milyar lira harcanmış. Protokol yolunda liderlerin göz zevki bozulmasın diye 69 milyon lira dikey bahçelere harcanmış. Utanma duygusu olan bir yetkili varsa ona sormak isterim; ya yolların yapılması, çiçeklerin ekilmesi için illa burada bir NATO zirvesinin yapılması mı gerekiyor? Şimdi mi aklınıza geldi, 12 milyar lirayı yollara harcayıp o görüntüleri düzeltmek? Hepiniz bunu yakından takip ettiniz. Daha geçen gün Hakkâri’nin yolu sel nedeniyle tam bir ay kapalı kaldı. Hakkâri’ye ulaşmak için tek bir yol var. Sel vurdu, talan oldu. Bir ay boyunca insanlar Hakkâri’ye giriş ve çıkış yapamadılar. Madem bu kadar cevvalsiniz, bu bir ay Hakkâri’nin yolunu neden beklettiniz?"

"Yol, Kürt meselesini hukuka bağlamaktır"

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin kalıcı hale gelmesi için hukuki düzenlemelerin şart olduğunu ifade eden Bakırhan, çerçeve yasanın kapsamlı ve güven veren bir içerikle hazırlanması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, "Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar, çözüm karşıtı odaklar kendisine zemin bulurlar. Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez. Öyle sonbahara falan bırakılamaz." dedi.

"Yol, Kürt meselesinde 'çerçeve yasa' ile barışı hukuka bağlamak, demokratik çözümü gecikmeden hayata geçirmektir. Önümüzde Türkiye siyasi tarihin en büyük fırsatlarından birisi duruyor. Bu abartılı değil. Türkiye siyasi tarihin en önemli fırsatıdır. Bu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'dir. Süreç neredeyse 2'nci yılına girmek üzere. Bu süreçte kimi adımlar atıldı. Silahlar yakıldı, Meclis'te bir komisyon kuruldu. Komisyon İmralı’ya ziyarete gitti, raporunu tuttu. Bunların hiç birini küçümsemiyoruz, yok saymıyoruz. Aksine bu adımların üzerine bu demokratik toplum ve barış sürecini sağlam bir şekilde inşa etmek istiyoruz. Bu tarihi fırsatı kalıcı barışa, onurlu yaşama ve demokratik geleceğe nasıl çevireceğiz konusunda her gün yoğun tartışmalar yapıyoruz ve kafa yoruyoruz."

Yasanın dar kapsamlı olmaması gerektiğini belirten Bakırhan, "Bu yasa dönmek isteyenlerin onuruyla dönebileceği gerçekçi bir yasa olmalıdır. İnsanların geleceğini bir memurun, bir savcının, bir mahkemenin keyfine teslim edemezsiniz." ifadelerini kullandı.

"Bunun yolunun çerçeve yasa olduğunu bir kez daha buradan söyleyelim. 100 yıllık bir meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine çekmek kolay bir iş değil, önemli bir iştir. Bu yasa bu önemli işin büyüklüğüne uygun bir şekilde yazılmalı ve cesaretle yazılmalıdır. Toplumun kulağı bu yasadadır. Dağdan dönmeyi bekleyenlerin de haksız hukuksuz şekilde cezaevinde olanların da, hasta tutsakların da, sürgünde yaşayanların da kulağı burada. Bugün İzmir'den gelen çocuğu Kırklar Cezaevi'nde 18 yıldır yatan Barış Annemizin de gözü bu yasadadır."

"Barış bekletilecek bir dosya değildir"

Barış sürecinin günlük siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, "Barış bekletilecek bir dosya değildir. Gecikmek kötülüğe alan açmaktadır. Çünkü barıştan korkanlar var. Çünkü onlar için savaş bir kazançtır, kavga bir koltuktur, düşmanlık bir sermayedir." diye konuştu.

"Barış gibi hayati bir işte gecikmek kötülüğe alan açmaktır. Çünkü barıştan korkanlar var. Çünkü onlar için savaş bir kazançtır. Kavga bir koltuktur. Düşmanlık bir sermayedir. Halklar yan yana geldiğinde bu sermayelerin biteceğini çok iyi biliyorlar. İşte bu yüzden her gecikilen gün barışı boğmak isteyenlere verilmiş bir fırsattır. Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar, çözüm karşıtı odaklar kendisine zemin bulurlar. Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez. Öyle sonbahara falan bırakılamaz. Bırakılan her adım barışın önüne konulmuş yeni bir taş ve engel olur. Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Kapı her zaman açılmıyor çünkü. Çerçeve yasa gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle artık meclise gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı değil, çatışmayı değil, acı biriktirmeyi değil, artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz. Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi."

"Öcalan'ın çalışma koşulları sürece uygun hale getirilmeli"

Hafta sonu düzenlenen mitinglere de değinen Bakırhan, toplumun sürecin ilerlemesini istediğini savunarak, "Sayın Öcalan iletişim, yaşam ve çalışma şartları artık bu sürece uygun bir şekilde kavuşmak zorundadır." dedi.

Yerel demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, kayyum uygulamalarının sona ermesini ve demokratikleşme adımlarının hızlandırılmasını istedi.

Konuşmasının sonunda barış çağrısını yineleyen Bakırhan, "Dünya yeni savaşların hesabını yaparken biz yeni bir barışın hukukunu kurmaya çalışıyoruz. Eğer bu topraklarda kalıcı bir barış kurulursa bunun yankısı sadece Türkiye'de değil, bütün bölgede hissedilecektir." ifadelerini kullandı.