DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında Ortadoğu’daki gelişmeler, Türkiye’deki siyasi süreç ve demokrasi tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ortadoğu'da üç çizgi vurgusu
Bölgedeki çatışmaların yeni dönemde ticaret yolları üzerinden şekillendiğini belirten Bakırhan, Ortadoğu’da üç farklı yaklaşımın karşı karşıya olduğunu ifade etti. Bakırhan, "Biz tüm Ortadoğu'da olduğu gibi İran'da da demokrasi ve ortak yaşamı savunuyoruz" dedi.
“Demokrasi eksenli siyaset gerekli”
Bakırhan, Türkiye’nin bölgeye yaklaşımında barış ve demokrasi eksenli bir politika izlemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye de artık eski kodlarla değil, barış ve demokrasi eksenli akılcıl bir siyasetle bölgeye yaklaşmalıdır" ifadelerini kullandı.
"Kürtler sorunlarını başkentlerle çözmek istiyor"
Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde sorunlarını ilgili devletlerle çözmek istediğini vurgulayan Bakırhan, bu yaklaşımın dikkate alınması gerektiğini söyledi.
"Tanırlarsa güçlenirler"
Bölge ülkelerine çağrıda bulunan Bakırhan, "Ankara, Diyarbakır’ın hukukunu tanırsa güçlenir, büyür, demokratikleşir. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır. İşte kazan kazan politikası budur" dedi.
"Statükodan ve çözümsüzlükten vazgeçmeliler artık. Tahran, Mahabat’ın hakkını tanırsa İran güçlü olur. Şam, Kobanê'yi kabul ederse Suriye güçlenir. Bağdat, Hewlêr'in, Süleymaniye'nin hakkını korursa Irak güçlenir. Ankara, Diyarbakır'ın hukukunu tanırsa güçlenir, büyür, demokratikleşir. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır. İşte kazan kazan politikası budur."
"Barış süreci hızlandırılmalı"
Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Bakırhan, barış ve demokratik toplum sürecinde adımların geciktirilmemesi gerektiğini ifade etti. "Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya ne oyalamaya gerek var" dedi.
"Türkiye 100 yıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşıyor. Bizim barış ve demokratik toplum süreci dediğimiz süreç. Bu önemli bu önemli süreçte önce sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını cesaretlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış eşzamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın bizden önce Sayın Bahçeli aynen bu kürsüden şunları söyledi: 'Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok' dedi. Evet biz de katılıyoruz. Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya, ne oyalanmaya, oyalamaya gerek var. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki kime söylüyorlar bunu? Oyalanan kim, oyalayan kim? Adres kim, kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler, karar vericiler, bir an önceliklerini çabuk tutarak bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedi ile atmalıdırlar."
Hukuk ve demokrasi eleştirisi
Türkiye’de yaşanan sorunların temelinde hukuk ve demokrasi krizinin bulunduğunu belirten Bakırhan, yargının tarafsız olması gerektiğini vurguladı. “İktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk olmaz” ifadelerini kullandı.
"Seçilmişlere yönelik uygulamalar eleştirildi"
Bakırhan, belediyelere yönelik uygulamaları da eleştirerek, soruşturma verilerine rağmen farklı uygulamalar yapıldığını savundu.
Konuşmasında barış, demokrasi ve hukukun güçlendirilmesi çağrısı yapan Bakırhan, sürecin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
"CHP belediyelerine dönük operasyonlar, toplumda ve anketlerde yolsuzlukla mücadele operasyonları olarak görmüyor toplum. Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olarak herkes bunu kabul ediyor. Bunu biz demiyoruz. İçişleri Bakanı bunu itiraf ediyor. İçişleri Bakanı diyor ki 31 Mart 2024’ten beri 1048 belediyede soruşturma açılmış. Bunların 472’si AK Partili belediye, 217’si CHP’li belediyeleri, 78’i MHP’li belediye 16’sı da DEM Partili belediye diyor. En az biziz. Gerçi o soruşturmaların da neden açıldığını biliyoruz. Kayyım atanmak için. Yani hakkında soruşturma açılan her iki belediyeden birisi AK Partili belediyeymiş. Biz de soruyoruz. Soruşturma açılan her iki belediyeden biri AK Partili belediye ise neden kayyım DEM Parti belediyelerine, neden görevden uzaklaştırmalar CHP’li belediyelere uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor."





