Basın mensuplarıyla bir araya gelen Bakan Tunç, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında millet iradesini esas alan bir anayasanın kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
“Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girdik” diyen Bakan Tunç, mevcut anayasanın darbe döneminde hazırlandığını hatırlatarak, “Artık darbeler devri kapanmıştır. Ancak biz hâlâ darbecilerin yazdırdığı bir Anayasa ile yönetiliyoruz. Millet tarafından yazılmayan bir metni, o dönem yeniden demokratik hayata geçebilmek için kabul etmek zorunda kaldık. Bu bile değişim için yeterli bir sebeptir” ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, 1982 Anayasası’nın zamanla bütünlüğünü kaybettiğini belirterek, “170’i aşkın maddesi var ama 180 değişiklik yapılmış. Maddeden fazla değişiklik olmuş. Mülga ve boş maddeler var. Yamalı bohça gibi bir yapı oluşmuş durumda” dedi.
Yeni anayasanın hedefinin, mevcut sistemin eksiklerini gidermek ve demokratik standartları güçlendirmek olduğunu belirten Tunç, “Amacımız yeknesaklığı sağlamak, kurumlar arası uyumu güçlendirmek ve milletin temsilcileriyle hazırlanacak sivil bir anayasayı yine milletin onayına sunmak” ifadelerini kullandı.
Tunç, Türkiye’nin ikinci yüzyılında temel hak ve özgürlükleri önceleyen bir toplum sözleşmesine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “Her kesimin kendini içinde bulacağı bir anayasa bu ülke için büyük kazanç olur. Böylece darbe anayasasından tamamen kurtulmuş oluruz” dedi.
Darbelerin Türkiye tarihinde açtığı yaralara değinen Tunç, “O karanlık günlere dönmemek için yapısal reformlar yaptık. İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi kaldırıldı, sıkıyönetimi düzenleyen maddeler iptal edildi, askeri yargı kaldırıldı. Artık darbeciler yargılanamaz dönemi sona erdi” dedi.
Yeni anayasa konusunda Meclis’te uzlaşma çağrısında bulunan Bakan Tunç, “Terörsüz bir Türkiye konuştuğumuz bu dönemde milletvekillerimiz yeni anayasa için bir araya gelirse, milletimize olan borcumuzu yerine getirmiş oluruz” şeklinde konuştu.